ABD'nin İsrail Büyükelçiliği, Batı Şeria'daki Efrat yerleşim biriminde konsolosluk hizmetleri sunacağını duyurarak bir ilke imza attı. Filistinli gruplar, sosyal medya üzerinden yapılan bu duyurunun Batı Şeria'nın Yahudileştirilmesi ve tamamen ilhak edilmesi yönünde niteliksel bir değişim olduğunu savunuyor. Hamas, bu adımı "tehlikeli bir emsal" olarak nitelerken; Washington'ın bir yandan ilhaka karşı olduğunu söyleyip diğer yandan İsrail egemenliğini pekiştiren adımlar atmasındaki çelişkiye dikkat çekti.
Uluslararası hukuka aykırı meşrulaştırma çabası
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Kurulu Üyesi Vasıl Ebu Yusuf, büyükelçiliğin kararının yasa dışı olduğunu ve Washington'ın yerleşim yerlerine "İsrail'in bir parçasıymış gibi" davranarak işgali meşrulaştırmaya çalıştığını vurguladı. Ayrım Duvarı ve Yerleşim birimleriyle Mücadele Heyeti'nden Selah el-Havac ise, bu hamleyi yerleşim yerlerinin resmileştirilmesi yolunda "çok tehlikeli bir gelişme" olarak tanımladı.
Huckabee ve "Yahuda ile Samiriye" söylemi
Filistin Ulusal Girişimi Genel Sekreteri Mustafa el-Bergusi, El Cezire'ye verdiği mülakatta bu kararın, ABD'nin yerleşim yerlerine karşı olan geleneksel tutumundaki köklü değişikliğin bir parçası olduğunu söyledi. Bergusi, Washington'ın yeni İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin Batı Şeria için İncil'deki isimler olan "Yahuda ve Samiriye" terimini kullanmasının tesadüf olmadığını belirtti. Bergusi'ye göre, Başkan Donald Trump'ın ilhaka karşı olduğunu söylemesi, yerleşimlerin meşrulaştırılması ve ilhak sürecinin üzerini örten bir perdeden ibaret.
Açık düşmanlık ve yaptırım çağrısı
Mustafa el-Bergusi, ABD'nin bu adımlarıyla artık İsrail ile Araplar arasında bir arabulucu olamayacağını kanıtladığını ve Filistin halkının haklarına karşı açık bir düşmanlık sergilediğini ifade etti. Trump tarafından duyurulan "Barış Konseyi"nin Batı Şeria'daki Yahudileştirme faaliyetlerine dair tek bir kelime etmediğine dikkat çeken Bergusi, İsrail'e karşı uluslararası yaptırımların uygulanmamasının bu cesareti verdiğini vurguladı. Bergusi, özellikle Arap ülkelerini İsrail'e yaptırım uygulamaya davet ederek, bu gidişatın en büyük kaybedeninin bölge ülkeleri olacağı uyarısında bulundu.