Afganistan, sert kış koşulları, uluslararası yardımların kesilmesi ve komşu ülkelerden gelen zorunlu göç dalgasıyla büyük bir insani krizin eşiğinde. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) verilerine göre, ülkede yaklaşık 17 milyon kişi şiddetli gıda güvensizliği ile karşı karşıya. Özellikle İran ve Pakistan'ın güvenlik ve kaynak yetersizliğini gerekçe göstererek sınır dışı ettiği yaklaşık 2,5 milyon Afgan mülteci, başkent Kabil'in varoşlarında kurulan derme çatma çadırlarda hayatta kalma mücadelesi veriyor.
İran'daki evinden zorla çıkarılarak sınır dışı edilen 55 yaşındaki Samiullah'ın hikayesi, milyonların dramını özetliyor. Ailesiyle birlikte kuru ekmek ve çaydan oluşan tek öğünle günü geçiren Samiullah, "Ölüme razı hale geldik, en azından çocukların kurtulmasını umuyoruz" sözleriyle çaresizliği dile getiriyor. Tahran ve İslamabad yönetimleri ise casusluk ve terör suçlamalarıyla başlattıkları toplu sınır dışı işlemlerini savunurken, Kabil yönetimi suçlamaları reddediyor.
Afganistan Hükümet Sözcüsü Zabihullah Mücahid, geri dönenlere ulaşım, barınma ve gıda desteği sağlandığını belirtse de, 40 yıllık savaşın yıktığı bir ekonomiyi kısa sürede toparlamanın imkansız olduğunu vurguladı. WFP ise fon eksikliği nedeniyle alarm veriyor; ihtiyaç duyulan bütçenin sadece yüzde 12'sinin karşılanabilmesi, kışın yolları kapanan dağlık bölgelerdeki halkı açlık ile donarak ölmek arasında bir seçime zorluyor.