İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Al Jazeera'ya verdiği özel röportajda, Ali Hamaney suikastının ardından Tahran'ın askeri ve siyasi yol haritasına dair kritik açıklamalarda bulundu. Arakçi, suikastın bölgedeki çatışmayı çok daha tehlikeli ve karmaşık bir boyuta taşıdığını belirterek, "Savunmamız için hiçbir sınır veya kısıtlama tanımıyoruz" dedi.
İktidar Devri ve "Sarsılmaz Rejim" Mesajı
Arakçi, Hamaney'in ölümünün ardından ülkede kaos yaşanmadığını ve anayasal sürecin işlediğini vurguladı:
-
Hızlı Seçim: "Devlet kurumlarımız ayakta. Anayasaya uygun olarak kurulan geçiş konseyi iş başındadır. Yeni Dini Lider'in bir veya iki gün içinde seçilmesi muhtemeldir."
-
Rejim Değişikliği: "ABD ve İsrail rejim değişikliği hayali kuruyorsa bu imkansız bir görevdir. Sistemin işleyişi tek bir ismin varlığına bağlı değildir."
-
Askeri Bağımsızlık: "Ordumuz dış yardıma ihtiyaç duymadan kendini savunabilir. Birliklerimiz, daha önceden aldıkları genel talimatlar doğrultusunda bağımsız ve koordineli şekilde hareket etmektedir."
Hürmüz Boğazı ve Körfez Ülkeleriyle İlişkiler
Stratejik geçiş noktaları ve komşularla ilişkiler konusunda ise Arakçi temkinli ancak kararlı bir tutum sergiledi. Bakan, Hürmüz Boğazı'nın şu an için kapatılmayacağını ifade ederken, bölgedeki ABD varlığına yönelik saldırıların devam edeceğini belirtti:
"Komşularımızı hedef almıyoruz, hedefimiz bu ülkelerdeki ABD varlığıdır. Ancak komşularımız, topraklarından bize yönelik saldırılar başlatılırken sessiz kalmamızı bekleyemezler. Bölgedeki Amerikan askeri üslerini vurmaya başladık, bu da onların tahliye sürecini hızlandırdı."
Arakçi, Körfez ülkeleriyle sürekli iletişim halinde olduklarını ve bazı mevkidaşlarının İran'ın operasyonlarından dolayı "öfkeli" olduğunu kabul etse de, bu savaşın İran'a zorla dayatıldığını sözlerine ekledi.