Orta Doğu

Ateşkesin acı bilançosu: 1.450 ihlal ve 500'den fazla can kaybı

10 Ekim'de başlayan ateşkes sürecinden bu yana İsrail'in anlaşmayı 1.450 kez ihlal ettiği ve bu sözde huzur döneminde 260'ı kadın ve çocuk olmak üzere toplam 524 Filistinlinin can verdiği açıklandı.

Abone Ol

Gazze halkı, her güne İsrail ordusunun yeni bir katliam haberiyle uyanmaya devam ediyor. Dondurucu soğuklarda çocuklarını ve kadınları korumaya çalışan derme çatma çadırların bile hedef alındığı son saldırılar, Arap dünyasında ve sosyal medyada büyük bir öfke dalgasına yol açtı.

Gece yarısı gelen ölüm

İsrail savaş uçakları; Han Yunus'ta 1 milyondan fazla yerinden edilmiş insanın sığındığı Mevasi bölgesindeki çadırları, Gazze şehir merkezindeki binaları ve Şeyh Rıdvan mahallesindeki bir polis merkezini hedef aldı. Filistin Sağlık Bakanlığı, insanların uykularında yakalandığı bu bombardımanlarda 29 kişinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin de yaralandığını duyurdu.

İsrail güvenlik kaynakları, saldırıların Hamas'ın ateşkesi ihlal etmesine yanıt olarak düzenlendiğini iddia etse de, Hamas bu iddiaları kesin bir dille yalanladı. Yapılan açıklamada, bu iddiaların "halkımıza yönelik gerçekleştirilen katliamları meşrulaştırmak için uydurulan yalanlar" olduğu vurgulandı.

Sosyal medyanın gündemi: "Hesap soran yok"

Al Jazeera'nın "Şebekat" programında derlediği bilgilere göre, sivil katliamlara ait görüntüler sosyal medyada hızla yayıldı. Kullanıcılar şu tepkileri dile getirdi:

  • Abdürrezzak: "Ey Müslümanlar, ey Araplar! Siyonist canilerin bu cinayetleri daha ne kadar sürecek?"

  • Selime: "Kimse hesap sormuyor çünkü kurbanlar Müslüman ve Arap. Eğer Batılı biri olsaydı dünya ayağa kalkardı."

  • Ahmed: "Bu ateşkes tek taraflı mı uygulanıyor? Anlamıyorum."

  • Lobo: "Direniş, Siyonistlere her dakika cevap vermeli. Bu dünya güçten başka dil bilmiyor."

Ateşkes Sürecindeki İhlal ve Kayıplar (10 Ekim 2025 - 1 Şubat 2026):

Gazze Hükümeti Medya Ofisi'nin verileri, ateşkesin sadece kağıt üzerinde kaldığını gösteriyor. 10 Ekim'den bu yana geçen sürede düzenlenen 1.450 saldırı, bölgedeki insani krizin derinleşmesine neden olurken; halkın "güvenli bölge" olarak sığındığı her noktanın hedef alınması, uluslararası hukukun tamamen devre dışı kaldığı yorumlarını güçlendiriyor.