ABD Adalet Bakanlığı’nın 30 Ocak 2026’da Jeffrey Epstein’e ait 3 milyon sayfalık dev arşivi erişime açması, içerdiği skandallar kadar "zamanlamasıyla" da küresel bir tartışma başlattı. Sosyal medyada ve diplomatik kulislerde, bu hamlenin sıradan bir yasal prosedürden ziyade, hesaplanmış bir istihbarat operasyonu olduğu görüşü öne çıkıyor.
Trump'a "İran'ı Vur" Baskısı mı?
Analizler ve iddialar kritik bir noktada düğümleniyor: Bu ifşaat, ABD Başkanı Donald Trump üzerinde bir baskı aracı olarak mı kullanılıyor? Belgelerde Trump’ın isminin geçtiği yazışmaların bulunması, Washington’daki şahin kanadın ve İsrail lobisinin, Trump’ı İran nükleer tesislerine ve Devrim Muhafızları'na yönelik askeri bir harekâta zorlamak için bu dosyaları "koz" olarak masaya sürdüğü senaryolarını güçlendiriyor.
İstihbaratın "Ücretsiz" Hazinesi
CIA ve Mossad’ın elindeki en güçlü şantaj arşivlerinden biri olarak nitelendirilen Epstein dosyalarının, hiçbir karşılık beklemeden halka açılması "hayatın olağan akışına aykırı" bulunuyor. Uzmanlar, istihbarat servislerinin bu tür "hazine" değerindeki bilgileri şeffaflık adına değil; ya büyük bir gündemi manipüle etmek ya da yaklaşmakta olan "daha büyük bir olayın" üzerini örtmek amacıyla kullandığını belirtiyor. Orta Doğu'da dengelerin değiştiği bir dönemde, kamuoyunun dikkatinin skandallara hapsedilmesi, arka planda yürütülen stratejik hazırlıkların bir parçası olarak yorumlanıyor.