Filistin Yönetimi'nin (PA) son dönemde "reform" ve "idari yenilenme" adı altında hayata geçirdiği uygulamalar, ulusal mücadelenin sembol isimlerini vurdu. ABD, Avrupa ve İsrail'in "şeffaflık ve reform" şartları doğrultusunda şekillenen yeni politika sonucunda; serbest bırakılan esirler, gaziler ve şehit yakınlarının maaşları aylardır ödenmiyor.
Esirler Bakanlığı "Sosyal Yardıma" Dönüştürüldü
Sürecin en kritik adımı, Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti'nin yetkilerinin kısıtlanarak, dosyanın "Filistin Ulusal Ekonomik Güçlendirme Kurumu" çatısı altında sosyal yardım statüsüne düşürülmesi oldu. Bu karara tepki gösteren Heyet Başkanı Kadura Fares istifa ederken, maaş kesintileri Fetih hareketi mensuplarını da kapsayacak şekilde genişledi.
Mısır'daki Fetihli Esirlerden Sert Tepki
"Tufan el-Ahrar" takas anlaşmasıyla serbest bırakılan ve Mısır'a sürgün edilen Fetihli eski esirlerden Montaser Abu Ghalyoun, Quds Network'e yaptığı açıklamada yönetimi "yalancılıkla" suçladı. Abu Ghalyoun’un açıklamalarından öne çıkanlar:
-
6 Aylık Kesinti: Serbest bırakılan esirlerin yaklaşık 6 aydır maaş alamadığı, sunulan tüm çözümlerin "boş vaatlerden" ibaret olduğu belirtildi.
-
820 Kişilik Liste: Batı Şeria’da yaşayan ve emekliliğe sevk edilen 820 Fetihli eski esirin maaşlarının tamamen kesildiği açıklandı.
-
Banka Engeli: Onlarca eski esirin bankalarda hesap açmasının engellendiği ve bu durumun geçim sıkıntısını kronik hale getirdiği vurgulandı.
"Liderlik Koltuk, Biz Ekmek Derdindeyiz"
Abu Ghalyoun, Fetih Merkez Komite üyelerinin sık sık Kahire'yi ziyaret ettiğini ancak esirlerin sorunları yerine Mayıs ayında yapılması planlanan 8. Genel Kongre hazırlıklarıyla ilgilendiklerini savundu. Jibril Rajoub’un "cevabım yok", Hüseyin el-Şeyh’in ise "Ramazan’dan önce yatacak" diyerek verdiği sözlerin havada kaldığı ifade edildi.
"Yönetim eliyle açlık"
Haberde, Başbakan Muhammed Mustafa’nın "takasla serbest kalanlara maaş yok" talimatı verdiği iddia edilirken, Abu Ghalyoun bu durumu şu sözlerle özetledi:
"Esirler içeride işgalcinin eliyle aç bırakılıyor, aileleri ise dışarıda Filistin Yönetimi’nin kararlarıyla açlığa mahkum ediliyor. Biz bir kurtuluş hareketinin evlatlarıyız, neden cezalandırılıyoruz?"





