Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, Fransa Yahudi Kurumları Temsil Konseyi'nin (CRIF) yıllık konferansında yaptığı konuşmada, Ortadoğu'daki gelişmelere ve Fransa içindeki siyasi tartışmalara dair radikal adımlar atılacağını açıkladı. Lecornu, Gazze'deki duruma ilişkin "soykırım" ifadesinin kullanılmasını sert bir dille eleştirerek, bu söylemin amacının "Yahudilerin Holokost hafızasını ellerinden almak" olduğunu savundu.
"Antisiyonizm" suç kapsamına alınıyor
Başbakan Lecornu, İsrail hükümetine yönelik meşru eleştiri ile İsrail devletinin varlık hakkının reddedilmesi arasındaki çizginin bulanıklaştığını belirterek yeni bir yasal düzenleme sinyali verdi:
-
Yeni Yasa Tasarısı: Nisan ayında Meclis gündemine taşınması beklenen ve Milletvekili Caroline Yadan tarafından sunulan tasarıyla, İsrail'in yok edilmesi çağrıları ve antisiyonist ifadelerin cezalandırılması hedefleniyor.
-
Siyasi Yasak: "Antisemitik" söylemlerde bulunan kişilerin kamu görevlerine aday olmalarının engelleneceği belirtildi. Lecornu, "İfade özgürlüğü, dışlama özgürlüğü değildir" dedi.
-
İsrail'in Varlık Hakkı: Başbakan, antisiyonizmin İsrail'in var olma hakkını baltaladığını ve bunun bir halkın yok edilmesi çağrısıyla eşdeğer olduğunu savundu.
BM Raportörü Albanese'ye istifa çağrısı
Fransa, Almanya ve İtalya ile birlikte, BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese'nin istifasını talep eden koroya katıldı. Lecornu, Albanese'nin Hamas veya İran temsilcileriyle yan yana gelmesinin uluslararası söylemin hitabetine ve inandırıcılığına zarar verdiğini öne sürdü.
Geçtiğimiz günlerde Çekya Dışişleri Bakanı’nın Albanese’ye atfettiği "İsrail insanlığın ortak düşmanıdır" sözleri tartışma yaratmış, ancak Albanese bu sözleri kesinlikle reddetmişti. Albanese, France 24'e verdiği mülakatta şu ifadeleri kullandı:
"İsrail'in suçlarından, apartheid ve soykırımdan bahsettim. İsrail'in adalete teslim edilmesine izin vermeyen sistemi 'ortak düşman' olarak nitelendirdim; İsrail halkını veya devletini değil."
"Cumhuriyet nefreti" vurgusu
Lecornu, konuşmasını "Yahudi nefreti, Cumhuriyet nefretidir" sözleriyle tamamlayarak, nefretin normalleşmesine karşı "siyasi, kültürel ve medeni bir savaş" verilmesi çağrısında bulundu. Hükümetin antisemitizmin yeni biçimlerine karşı yasal araçları en sert şekilde kullanacağını taahhüt etti.




