Geçtiğimiz günlerde Davos’ta imzalanan "Barış Konseyi" tüzüğü ve uluslararası toplumun Gazze odağı, madalyonun sadece bir yüzünü gösteriyor. Ancak Jared Kushner’in açıklamaları ve Batı Şeria’da tırmanan "sessiz savaş", asıl ajandanın kınama mesajlarından çok daha derin olduğunu kanıtlıyor.

Davos’taki "Riviera" Hayali ve Tehcir Gerçeği

Jared Kushner’in Davos’taki müdahalesi, İsrail’in Gazze’nin geleceğine dair stratejik hedeflerini bir kez daha teyit etti. Gazze’nin bir "Riviera"ya (lüks sahil şeridi) dönüştürülmesi planı, iki kritik şarta bağlanıyor:

  • Silahsızlandırma: Direnişin hafif ve ağır tüm silahlarından arındırılması.

  • Tünellerin İmhası: Yeraltı altyapısının tamamen yok edilmesi.

Ancak analizler, "Riviera" vizyonunun Filistinliler kendi topraklarındayken gerçekleşemeyeceğini, bunun aslında farklı bir formda tehcir (zorunlu göç) planı olduğunu gösteriyor.

Barış Konseyi’ne Filistinlilerden tepki: Yeni bir işgal mi?
Barış Konseyi’ne Filistinlilerden tepki: Yeni bir işgal mi?
İçeriği Görüntüle

Batı Şeria: Sessiz Ama Derin İlhak

Gazze’deki yıkım dünyada yankılanırken, Batı Şeria’da daha "sessiz" ama aynı derecede kararlı bir İsrail iradesi işliyor. İşgal yönetimi, Batı Şeria’yı yaşam alanı olmaktan çıkarmak için şu adımları izliyor:

  • Yerleşim Genişlemesi: Stratejik bölgelerde yeni yerleşim birimlerinin inşası.

  • Kudüs’ün Coğrafi Dönüşümü: Şehrin sınırlarını 1967 hatlarının ötesine taşıma girişimi.

  • Filistin Yönetimi’nin Zayıflatılması: Yönetimin yetkilerinin budanarak işgalciye hizmet eden bir "belediyeye" dönüştürülmesi.

İran Dosyası Bir "Fırsat Penceresi" mi?

İsrail resmi makamlarının, Orta Doğu’daki İran gerilimine odaklanılmasını bir fırsat olarak gördüğü değerlendiriliyor. Dünya Tahran-Washington hattına bakarken, İsrail sahada "fiili ilhak" adımlarını, resmi bir ilan yapıp tepki çekmeden hızlandırıyor.

"7 Ekim"den Önce Başlayan Savaş

Netanyahu ve aşırı sağcı ekibinin politikaları sadece 7 Ekim 2023 sonrasının bir ürünü değil. Bu, 1982’de Ariel Şaron’un ortaya attığı "Ürdün, Filistinlilerin alternatif vatanıdır" vizyonunun modern bir uygulamasıdır. Netanyahu, bu eski Siyonist hayali gerçeğe dönüştürmek için en etkili aktör olarak sahnede kalmaya devam ediyor.

Bildiri Tuzağı: Kınama Retoriği Caydırmıyor

Batı Şeria ve Kudüs’teki son ihlaller üzerine Arap Birliği, Avrupa Birliği ve 80’den fazla ülke kınama bildirileri yayımladı. Ancak sahadaki gerçeklik şu:

  • Hukuki Geçersizlik: Bildiriler "yasa dışı" dese de yaptırım içermiyor.

  • Kurumsal Acziyet: UCM, UAD ve BM kararları İsrail’in sahadaki eylemlerini durdurmaya yetmedi.

  • Eyleme Geçiş Şartı: Analistlere göre, "söz" alanından "somut önlem" alanına geçilmedikçe bu bildiriler sadece birer arşiv belgesi olarak kalacak.

Daily Ummah