Gazze pazarlarında nakit para artık kesin bir satın alma aracı olmaktan çıktı ve günlük bir yüke dönüştü. Yaklaşık iki buçuk yıldır süren savaşın, bankaların kapanmasının ve bölgeye yeni para girişinin engellenmesinin ardından birçok banknot kullanılamaz hale geldi. Satıcılar, delik olup olmadığını anlamak için parayı güneşe tutarak kontrol etmeden kabul etmiyor. Dünya Bankası raporuna göre banka şubelerinin %93'ünden fazlasının zarar görmesiyle 10 ve 20 şekel gibi banknotların değişimi durdu. Bu kriz, Nusayrat Mülteci Kampı'ndaki pazar yerinde yüksek değerli yıpranmış banknotları birkaç şekel karşılığında onararak günlük gelir sağlayan "para tamirciliği" gibi yeni mesleklerin doğmasına yol açtı.
Yüzde 20 komisyon ve sınırlı çözümler
Zorluklar sadece paraların yıpranmasıyla sınırlı değil. Yurt dışından gelen yardımları çekmek isteyen Gazzeliler %20'ye varan yüksek kesintilerle karşılaşıyor ve aldıkları paralar yine genellikle hasarlı oluyor. Likidite krizini hafifletmek için bazı vatandaşlar bankacılık uygulamaları üzerinden elektronik ödemelere yöneldi. Ancak bu seçenek, elektrik kesintileri ve zayıf internet altyapısı nedeniyle işlemleri geciktirerek sınırlı kalıyor. Ramazan ayında nakit ihtiyacının artması ve tüccarların hasarlı paraları reddetmesi, halkı alışveriş yapabilmek için para tamiri tezgahlarına mecbur bırakıyor.
Çözüm uluslararası müdahalede
Vatandaşlar paralarının sadece bir kısmını alabilmek için döviz büroları önünde saatlerce kuyrukta beklerken, elektronik cüzdanlar zor da olsa geçici bir alternatif haline geliyor. Ekonomi uzmanı Maher Al-Tabbaa, Gazze Şeridi'ndeki likidite krizinin eski olduğunu ancak savaş, bankaların hedef alınması ve para girişinin engellenmesiyle içinden çıkılmaz bir hal aldığını belirtti. Al-Tabbaa'ya göre temel çözüm, bölgeye yeni kağıt ve madeni paraların sokulması ile nakit döngüsünü yeniden canlandırmak için acil uluslararası bir müdahalenin yapılması.