1994 yılında Filistin Yönetimi Gazze'ye giriş yaptıktan sonra, o dönemde Bakanlık görevini yürüten dönemin önemli Fatah liderlerinden merhum Zekeriya El-Ağa'nın onayıyla, Gazze'nin batısında ve sahil şeridinde yüksek katlı binaların inşasına başlandı. Bu binalar, bazıları 15 katı aşan yapılar, zamanla Gazze'nin simgelerinden biri haline geldi.

Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmoud Basal, son 72 saat içinde 7 kat ve üzeri 5 binanın yıkıldığını ve bu binalarda toplam 209 dairenin bulunduğunu belirtti. Her dairede en az 20 kişinin yaşadığı düşünüldüğünde, 4.100'den fazla çocuk, kadın ve yaşlı evsiz kaldı. Ayrıca 350'den fazla çadır da yıkıldı; her çadırda 10 kişi barındığı göz önüne alındığında yaklaşık 3.500 kişi daha sığınaksız kaldı.

Toplamda yaklaşık 550 aile, yani 7.600 insan, açıkta, temel yaşam koşullarından mahrum bir şekilde hayatta kalmaya çalışıyor. Mahmoud Basal, "Dünya sessizce izlerken, Gazze şehri yardım çağrısı yapıyor. Durum dayanılmaz bir insani krize dönüşüyor." diyerek tüm uluslararası insani kuruluşları ve dünyayı acil müdahaleye çağırdı.

Gazze'deki bu yıkım, sadece fiziksel yapıları değil, aynı zamanda binlerce ailenin hayatını da derinden etkiliyor. İsrail'in bu stratejisi, kentin kimliğini ve yerleşim alanlarını kökten değiştirmeyi amaçlıyor. Uluslararası toplumun bu trajediye sessiz kalmaması bekleniyor.

daily ummah