Siyonist yetkililer tarafından yapılan açıklamada, 19 Şubat 2026 tarihinde Washington’da düzenlenecek olan ilk "Barış Konseyi" toplantısında işgal rejimini Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar’ın temsil edeceği duyuruldu. Siyonist elebaşı Binyamin Netanyahu’nun katılmayacağını bildirdiği bu kritik zirve, ABD Başkanı Donald Trump’ın çağrısıyla gerçekleştiriliyor. Toplantı, geçtiğimiz ay Davos Forumu’nda imzalanan kuruluş sözleşmesinin ardından konseyin ilk resmi ve tam kapsamlı oturumu olma özelliğini taşıyor.

Yeniden imar ve uzun vadeli yönetim planı

Haaretz gazetesinin haberine göre, konseyin gündeminde Gazze Şeridi’nin yeniden imarı ve savaş sonrası idari yapısı bulunuyor. Toplantının içeriğine dair resmi bir takvim henüz katılımcı devletlere tam olarak sunulmamış olsa da, sızan bilgiler konseyin Gazze üzerinde uzun vadeli bir yönetim programı oluşturmaya odaklanacağını gösteriyor.

Hamas: Ofer zindanındaki zulüm yeni bir savaş suçudur
Hamas: Ofer zindanındaki zulüm yeni bir savaş suçudur
İçeriği Görüntüle

Mali taahhütler ve beklentiler:

  • ABD Desteği: Washington yönetimi, Gazze'deki insani çabaları ve kurulacak sivil idareyi bir yıl boyunca finanse etme sözü verdi.

  • BAE Katılımı: Birleşik Arap Emirlikleri, finansman planının bir kısmını üstlendiğini açıkladı.

  • Uluslararası Baskı: ABD, diğer ülkelerin de imar fonuna (tahmini 50 milyar dolar) katkı sağlaması için diplomatik baskılarını sürdürüyor.

Meladenov’un vizyonu: Silahsızlandırma ve geçiş dönemi

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Meladenov, Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada Gazze için hazırlanan "teknokratlar komitesi" modelini detaylandırdı. Meladenov’un vizyonuna göre Gazze’nin geleceği üç ana sütun üzerine inşa edilecek:

  1. Sürdürülebilir İnsani Yardım: Bölgeye kesintisiz ve geniş ölçekli yardım koridorlarının açılması.

  2. Direnişin Tasfiyesi: Gazze’deki tüm Filistinli grupların elindeki silahların toplanması ve askeri gücünün sona erdirilmesi.

  3. Bölünmenin Sona Ermesi: Siyonist rejimin şu an Gazze’de sürdürdüğü fiili işgal ve parçalanmış yapının, konsey denetimindeki tek bir sivil idare altında toplanması.

Trump’ın geniş yetkileri ve uluslararası şüpheler

Konsey, Ocak 2026'da Trump tarafından duyurulmuş ve temelleri Kasım 2025 tarihli 2803 sayılı BMGK kararına dayandırılmıştı. Şu an 27 üyesi bulunan oluşum, bazı Batılı ülkeler tarafından "şüpheyle" karşılanıyor.

Eleştirilerin odağında, Donald Trump’ın konsey üzerindeki mutlak hakimiyeti bulunuyor. Trump’ın konsey kararları üzerinde veto yetkisine sahip olması ve üyeleri ömür boyu atama gücünü elinde bulundurması, bu yapının Birleşmiş Milletler’i devre dışı bırakan alternatif ve "kişisel" bir platform olduğu yorumlarını beraberinde getiriyor. Gözlemciler, konseyin bölgedeki Filistin iradesini tamamen yok sayarak, siyonist-Amerikan çıkarlarına hizmet eden bir "istikrar" modeli dayatmasından endişe ediyor.

Daily Ummah