İran Devrim Muhafızları, balistik ve İHA konulu müzakerelere karşı çıkıyor

488076Image1

Balistik füzeler veya insansız hava araçlarına (İHA) dair müzakerelere kapıyı kapatan İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanı Emir Ali Hacızade, İsrail’i nükleer programla uğraştığı sırada ‘herhangi bir hata yapmasının’ ‘sonunu getireceği’ uyarısında bulundu.

“Bugün düşmanlarımız, gözlerine batan füzeler ve İHA’lar üzerine pazarlık yapmamız gerektiğini söylüyor” ifadelerini kullanan Hacızade, Batılı ülkelerin bu yetenekleri sınırlama çabalarının İran’ın gücünü gösterdiğini vurguladı. AFP’nin Devrim Muhafızları web sitesinden aktardığı habere göre Hacızade, “Güvenliğimiz mükemmel durumda. Yeteneklerimize dair konuşmamıza gerek yok; zirâ düşman İran’ın füze ve savunma yeteneklerinden yeteri kadar bahsediyor” vurgusunda bulundu.

İran’ın silahlanma programına yönelik uluslararası ve ABD yaptırımlarını küçümseyen Hacızade, “Düşmanların İran silahlarına yaptırım uygulama çabaları sonuç vermedi. Aksine, düşmanlar ihracatımızı engellemek için yaptırımlar uyguluyor” dedi.

Mayıs 2018’de nükleer anlaşmadan çekilen eski ABD Başkanı Donald Trump, ekonomik yaptırımlar uygulayarak İran’a yönelik ‘azami baskı’ stratejisini sürdürdü. ABD’nin bu baskısı, İran’ı nükleer anlaşmanın uzatılmasını garanti edip bölgesel ve füze faaliyetlerini frenleyen yeni bir anlaşmayı kabul etmeye zorlamak amacıyla Mayıs 2019’da Tahran’ın petrol ihracatının engellenmesiyle doruk noktasına ulaştı. Bu faaliyetlerin Nisan 2019 itibariyle ABD tarafından terör listesine alınan Devrim Muhafızları’na ait olduğu biliniyor.

İran ise nükleer anlaşmadaki faaliyetlerinden cayarak karşı adım attı. 2015 Viyana anlaşmasından uzaklaşma yolu, ABD Başkanı Joe Biden’in Beyaz Saray’a gelişiyle doruk noktasına ulaştı.

Nitekim uranyum zenginleştirme oranını Ocak ayında yüzde 20’ye, Nisan ayında yüzde ise 60’a yükselten İran, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) ve Ek Protokol’den vazgeçti. Böylece İran, hassas faaliyetlerinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından doğrulanmasını önemli ölçüde azaltmış oldu.

Ardından Trump’ın Devrim Muhafızları’nın dış kolunun beyni sayılan Kasım Süleymani’yi etkisiz hale getiren bir hava saldırısı emri vermesi üzerine Tahran, ABD kuvvetlerinin Irak topraklarında konuşlandığı Ayn el-Esed Üssü’nü bombaladı.

Biden ise Tahran nükleer taahhütlerine geri döndüğü taktirde ülkesini nükleer anlaşmaya geri getireceğine ve yaptırımları kaldıracağına söz verdi. Nisan ayında başlayan, nükleer anlaşma (4+1) tarafları aracılığıyla İran ile ABD’nin dolaylı görüştüğü müzakereler, geçen Haziran ayında askıya alındı.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, iki hafta önce yaptığı açıklamada, “Mevcut yönetimin yaklaşımı, nükleer anlaşmaya birlikte geri dönülmesi yönünde çalışmak, ardından füze ve bölgesel faaliyetler dahil olmak üzere İran’ın yaklaşımıyla ilgili bir dizi endişeyi ele alma yönünde bu hususu temel almaktır” ifadelerine başvurdu. Acil önceliğin nükleer kısıtlamaları geri getirmek olduğunu da ekledi.

Geçtiğimiz ay ABD’li yetkililer, İran’ı Suriye’deki bir ABD askeri üssüne yapılan İHA saldırısının ardında olmakla suçladı. Devrim Muhafızları’nın Hizbullah, Yemen’deki Husi milisleri ve Gazze Şeridi’ndeki Hamas hareketi gibi İran’a sadık gruplara bu tip İHA’lar sağladığına dikkat çeken Washington, İran’ın insansız hava aracı programına karşı yaptırım uygulandığını açıkladı.

Diğer yandan Reuters’ın Tasnim Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Hacızade, “İsrail savaş başlattığı taktirde sonu bizim elimizden olacak” dedi. AFP’nin Sepah News’ten aktardığına göre Hacızade’nin açıklamaları, 12 Kasım 2011’de Tahran’ın doğusunda Devrim Muhafızları’na ait bir kampta gerçekleşen gizemli patlamada balistik füze programında önemli rol oynayan diğer şahıslarla beraber hayatını kaybeden Hasan Tahrani Mukaddem’in anıldığı oturum aralarında geldi.

AFP’nin haberine göre İsrail’in İran’ın nükleer bomba geliştirmesini önleme yönündeki ‘tehditlerine’ cevap veren Hacızade, “Hayatta kalmaktan ve var olmaktan söz eden tek rejim, Siyonist rejimdir. Kendi varlığından bahseden bir rejim yıkıma mahkumdur; başka ülkelerin yıkımından söz edemez. İsrail’in açıklamaları öncelikle iç tükenmişliğe yönelik tehditlerdir. Siyonist rejim bize bahane verirse ve bir şeye başlarsa bunu bitiren taraf biz oluruz. Bunun sonu da Siyonist rejimin yok olmasıdır” ifadelerini kullandı.

Diplomasi nükleer programdaki ilerlemeyi durduramadığı taktirde İsrail İran’a daha sert bir yaklaşımda bulunulması yönünde baskı yapıyor.

Kaynak: Şarkul Avsat