Cumartesi sabahı İsrail ve ABD'nin Tahran, İsfahan, Kum, Kerec ve Kirmanşah'ı hedef alan saldırılarından kısa süre sonra İran, füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) geniş çaplı bir askeri yanıt başlattığını duyurdu. İran merkezli Fars Haber Ajansı, Devrim Muhafızları'nın BAE, Bahreyn, Katar ve Kuveyt'teki "4 ana ABD üssüne yoğun füze saldırıları" düzenlediğini bildirdi. Gazeteci ve İran uzmanı Abdülkadir Fayiz, İran'ın İsrail-ABD saldırılarına eşzamanlı üç seviyede yanıt verdiğini belirtti: İsrail'in iç kesimlerine balistik füze dalgası, bölge başkentlerindeki ABD askeri üslerinin vurulması ve beklenmedik sürprizlere gebe bir savaşa karşı iç hazırlıkların artırılması. Al Jazeera'ye konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, bu savaşta "kırmızı çizgi olmadığını" ve saldırıları sineye çekme ihtimalinin ortadan kalktığını vurguladı.
İran içinde "kışkırtma" hedefi
Fayiz, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın sağlık durumunun iyi olduğunu, ancak Tahran ve diğer bölgelerde tırmanışın sürdüğünü aktardı. İsrail ve ABD'nin ilk saldırılarının Tahran'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Dini Liderlik kurumu, Dışişleri Bakanlığı'nın bazı bölümleri ile şehrin doğusundaki askeri ve batısındaki ekonomik hedefleri vurduğunu belirten Fayiz; saldırıların Kum, İlam, Kirmanşah, Kürdistan ve İsfahan gibi geniş bir alana yayıldığını söyledi. Fayiz'e göre, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamaları, asıl hedefin sadece askeri bir yanıt olmadığını; İran rejimini zayıflatmak, içeriden çökertmek ve halkı Devrim Muhafızları'na karşı kışkırtmak olduğunu açıkça gösteriyor.
"Zaman kazanma" stratejisi
Askeri ve Stratejik Uzman Tuğgeneral Halid Hamade ise İran'ın "zaman kazanma" ve dış baskıları kendi siyasi hedeflerine hizmet edecek taktiksel araçlara dönüştürme stratejisine dikkat çekti. Al Jazeera Mubasher'e konuşan Hamade, ABD ve İsrail saldırılarının daha geniş bir bölgesel bağlamdan bağımsız düşünülemeyeceğini belirterek, "Mevcut tırmanış, sadece İsrail veya ABD çıkarlarının hedef alınmasına verilmiş bir yanıt değil; ABD, İsrail ve İran arasındaki karmaşık ilişkiler ve çoğu zaman bölge güvenliği pahasına yapılan anlaşmalar ağının bir parçasıdır" dedi. Hamade, bu çatışmayı anlamak için doğrudan askeri vuruşların ötesine geçen, askeri, siyasi ve diplomatik çıkarların kesiştiği uzun vadeli bölgesel dinamiklere bakılması gerektiğini vurguladı.




