İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nda gerçekleştirdiği "Akıllı Kontrol" deniz tatbikatı sırasında yeni hava savunma füzesini ilk kez test ederek rakiplerine sürpriz bir gözdağı verdi. İran medyasında paylaşılan görüntülerde, "Sayyad 3-G" adlı hava savunma füzesinin deniz versiyonunun "Sayyad Şirazi" savaş gemisinden fırlatıldığı anlar yer aldı. Bu adım, İran tarihinde denizden dikey fırlatma ile çalışan uzun menzilli bir hava savunma sisteminin ilk operasyonel kullanımı olarak kayıtlara geçti.
Savaş gemileri hava savunma kalesine dönüşüyor
Taktiksel esnekliğiyle dikkat çeken Sayyad 3-G füzesi, dikey fırlatma özelliği sayesinde geminin hedefe doğru manevra yapma zorunluluğunu ortadan kaldırarak ani saldırılara karşı hızlı yanıt imkanı sunuyor. Saatte 6 bin 700 kilometre gibi devasa bir hıza ve 30 kilometre savaş irtifasına sahip olan sistem, önleyici füzelerin hedeften daha hızlı olması gerektiği prensibiyle tasarlandı. 150 kilometre menzile sahip füze, bağımsız bir platform olmaktan ziyade entegre bir ağ sistemi altında çalışarak deniz unsurları için 300 kilometre çapında koruyucu bir hava savunma şemsiyesi oluşturuyor. Uzmanlar ve yerel medya, bu sistemin donanmanın operasyonel güvenliğini artırdığını ve savaş gemilerini adeta "hareketli hava savunma kalelerine" dönüştürdüğünü belirtiyor.
Sosyal medyada yankı uyandırdı: Yapay zeka mı, gerçek mi?
İran'ın bu teknolojik hamlesi, dijital platformlarda ve Arap medyasında geniş yankı buldu. 22 Şubat 2026 tarihli televizyon programlarına yansıyan sosyal medya analizlerinde, füzenin İran'ın savunma kapasitesine operasyonel bir boyut kazandırdığı vurgulandı. Ancak bazı kullanıcılar, Devrim Muhafızları tarafından paylaşılan yakın çekim fırlatma görüntülerinin "yapay zeka" ile üretildiğini iddia ederek videonun gerçekliğini sorguladı.
Platformlardaki jeopolitik tartışmalar da dikkat çekiciydi. Bir kesim İsrail'in ABD'yi bölgede Afganistan veya Vietnam'dan daha ağır bir batağa sürükleyeceğini ve İran'ın sahip olduğu askeri teknolojinin hafife alınmaması gerektiğini öne sürdü. Buna karşılık Amerikan askeri gücüne atıfta bulunan diğer kullanıcılar ise ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki bu gemilere hareket alanı tanımayacağını ve olası bir kriz anında söz konusu sistemlerin ilk vuruşta imha edileceğini savundu.




