İsrail'in Filistin topraklarındaki tüm sınır kapılarını ikinci bir emre kadar kapattığını duyurmasıyla birlikte, aylardır kasıtlı bir açlık ve abluka politikasına maruz kalan Gazze Şeridi'nde "kıtlık" hayaleti yeniden baş gösterdi.
İsrail makamları, ABD ve İsrail ordularının cumartesi sabahı İran'a yönelik başlattığı operasyonların ardından Refah dahil olmak üzere Batı Şeria ve Gazze'deki tüm geçişlerin pazar gününden itibaren süresiz olarak durdurulduğunu açıkladı. Bu karar, yalnızca yolcu ve ticari eşya geçişini durdurmakla kalmıyor; aynı zamanda hayatta kalmak için neredeyse tamamen dışarıdan gelen yardımlara bağımlı olan bölge halkının gıda, tıbbi malzeme ve yakıt tedarikini de boğma tehdidi taşıyor.
Söz konusu hamle, ağır insani krizin pençesindeki Gazze'de büyük tepki topladı. Kararı değerlendiren aktivistler, İsrail'in uluslararası kamuoyunun İran krizine odaklanmasını fırsat bilerek Filistinlileri yeniden açlığa mahkum etmek için temelsiz bahaneler ürettiğini ve bu kapatmanın sivillere yönelik bir baskı aracı olarak kullanıldığını belirtti. Bölge halkı ve gözlemciler, sınır kapılarının kapalı kalmasının gıda ve ilaç başta olmak üzere yaşamın tüm temellerini sarsacak emsalsiz bir felakete yol açacağı uyarısında bulunuyor.
10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail'in kararlaştırılan gıda, yardım ve tıbbi malzeme girişine ilişkin taahhütlerinden kaçınması nedeniyle Gazze'deki yaşam koşullarında bugüne dek somut bir iyileşme sağlanamamıştı. Alternatiflerin tükenmesi ve temel emtia eksikliğiyle mücadele eden 2 milyonu aşkın Filistinli, şimdi yeni ve belirsiz bir açlık kriziyle baş başa bırakılmış durumda.