Amerikan medyasında infial yaratan yeni belgeler, Batı dünyasının ahlaki çöküşünü simgeleyen Jeffrey Epstein dosyasındaki karanlık noktaları yeniden gün yüzüne çıkardı. The Daily Beast’in haberine göre, Epstein ile bir dönem aynı hücreyi paylaşan eski polis memuru Nicholas Tartaglione, sunduğu af dilekçesinde sarsıcı iddialarda bulundu. Tartaglione, Beyaz Saray’ın o dönemki yönetiminin Epstein’ın konuşmasını engellemek adına "ölmesini istediğini" öne sürdü.
Yıllarca süren fısk ve zulüm düzeninin içinde, küçük yaştaki kız çocuklarını istismar eden bir şebeke kuran Epstein, 2019 yılında hücresinde ölü bulunmuştu. Tartaglione, şiddet eğilimi bilinmesine rağmen Epstein ile aynı hücreye konulmasının tesadüf olmadığını, yetkililerin Epstein’ı tehlikeye atmak istediğini iddia etti. Ayrıca yeni ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri, Epstein’ın ölüm saatlerinde hücresine "turuncu kıyafetli" gizemli bir kişinin girdiğini kanıtlıyor. Bu durum, "intihar" denilerek kapatılmak istenen davanın aslında büyük bir infaz operasyonu olabileceği şüphelerini kuvvetlendiriyor.
Dosyadaki çelişkiler bununla da sınırlı kalmıyor. Epstein’ı ölümünden kısa süre önce gören psikiyatristin raporuna göre, ünlü milyarder "acıya dayanamayacak kadar korkak biri olduğunu" ve inancı gereği intiharın kendisine uzak olduğunu ifade etmişti. Hak ve adaletin hiçe sayıldığı bu kirli ağda, birçok siyasetçi ve ünlü ismin suç ortağı olduğu bilinirken, Beyaz Saray sözcüleri bu iddiaları "saçmalık" olarak nitelendirip reddetmekle yetindi. Zulüm üzerine inşa edilen sarayların, bir gün kendi karanlıklarında boğulmaya mahkûm olduğu gerçeği, bu dosya ile bir kez daha tescillenmiş oldu.





