Suriye’nin kuzeyindeki askeri ve siyasi hareketlilik, terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı olan SDG’nin lideri Mazlum Abdi’nin son açıklamalarıyla yeni bir tartışma boyutuna taşındı. Kürt medyasına konuşan Abdi’nin, "Hangi isim altında olursa olsun yerel bir Kürt yönetimi istiyoruz; bölgelerimizin mahremiyetini korumalı ve buraları kendimiz yönetmeliyiz" ifadeleri, Suriye kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Anlaşma Metniyle Çelişen Söylemler
Abdi’nin "siyasi, askeri ve idari bir Kürt kimliği" vurgusu yapan bu çıkışı, 30 Ocak’ta ilan edilen entegrasyon süreciyle çeliştiği gerekçesiyle eleştiriliyor. Bilindiği üzere söz konusu anlaşma, bölgedeki güçlerin Suriye devletinin Savunma ve İçişleri Bakanlıkları çatısı altında toplanmasını öngörüyordu. Suriyeli pek çok aktivist ve gözlemci, Abdi’nin bu sözlerini "sürünün dışında bir ses" olarak nitelendirirken, Şam ile varılan mutabakatın halen birçok "mayınlı bölge" barındırdığına dikkat çekiyor.
Tabana Yönelik "Uyuşturucu İğne" mi?
Sosyal medya platformlarında paylaşılan analizlerde, SDG yönetiminin yıllardır kendi tabanına gerçekleştiremeyeceği siyasi vaatlerde bulunduğu vurgulanıyor. Abdi’nin son açıklamaları, Şam yönetimi ve müttefikleriyle varılan uzlaşmanın mahiyetini kendi destekçilerine açıklamakta zorlanan örgütün, tabandaki tepkiyi dindirmek için kullandığı bir "teskin edici" olarak yorumlanıyor. Uluslararası toplumun ve bölgesel güçlerin, Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde merkezi devlet kurumlarını tek meşru muhatap olarak görmesi, SDG’nin özerk yapı hayallerini her geçen gün daha da zora sokuyor.
Münih’teki Sembolik Tablo
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı’nda ortaya çıkan tablo, bu siyasi değişimin en somut göstergesi kabul ediliyor. Konferansta Suriye’yi Dışişleri Bakanı Esed el-Şibani temsil ederken, Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in Suriye heyeti şemsiyesi altında yer alması, bağımsız bir yapı iddialarının diplomatik alanda karşılık bulmadığını gösterdi.
Öte yandan, Demokratik Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, El Cezire Mübeşir’e verdiği mülakatta, Mazlum Abdi’nin kendisine teklif edilen resmi hükümet görevlerini reddettiğini ve herhangi bir idari makam üstlenmeme kararı aldığını teyit etti. Bu durum, askeri yapıların devlet kurumlarına entegrasyonu sürerken, SDG liderliğinin siyasi geleceğe dair belirsiz bekleyişini sürdürdüğünü ortaya koyuyor.