İsrail siyasetinde 7 Ekim 2023 başarısızlıklarının sorumluluğu üzerine yürütülen "anlatı savaşı" her geçen gün sertleşiyor. Eski Savunma Bakanı Yoav Gallant, Başbakan Binyamin Netanyahu’yu halkı yanıltmak ve sorumluluktan kaçmak için "yalan söylemekle" suçladı.
Gallant: "Başbakanımız Bir Yalancı"
Netanyahu’nun Devlet Denetçisi’ne sunduğu 55 sayfalık savunma belgesinde suçu orduya ve eski hükümetlere atması bardağı taşırdı. Gallant, katıldığı televizyon programında Netanyahu’nun askerlerin can verdiği bir dönemde onları "sırtından bıçakladığını" savundu. Eski bakan, Netanyahu’nun kamuoyuna yansıyanın aksine Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın saf dışı bırakılmasına da başlangıçta sıcak bakmadığını öne sürdü.
Rafah ve Mühimmat Tartışması
İkilinin arasındaki en büyük çelişkilerden biri Rafah operasyonu ve mühimmat eksikliği konusunda yaşandı:
-
Rafah Operasyonu: Netanyahu ordunun çekindiğini iddia ederken; Gallant, gecikmenin ordunun mühimmat stoklarını yenileme ihtiyacından kaynaklandığını belirtti.
-
ABD Yardımları: Netanyahu’nun "Biden yönetimi mühimmatı kısıtladığı için askerlerimiz yaşamını yitirdi" iddiasını yalanlayan Gallant, zorluklara rağmen durumun bu şekilde yansıtılmasının gerçeği çarpıtmak olduğunu ifade etti.
Muhalefet de Devrede: "Başbakan Bilmiyor Olabilir mi?"
Muhalefet lideri Yair Lapid de tartışmaya katılarak Netanyahu’nun sorumluluktan kaçamayacağını belirtti. Lapid, Ağustos 2023’te yapılan brifinglerde istihbaratın "eşi benzeri görülmemiş bir parlama riski" konusunda uyarıda bulunduğunu hatırlatarak, "Muhalefet lideri bunu biliyorsa, Başbakanın 'bilmiyordum' demesi mümkün mü?" sorusunu sordu.
Seçim Atmosferi ve Halkın Endişesi
Ekim 2026'da yapılması planlanan seçimler öncesinde İsrail toplumu derin bir bölünme yaşıyor. Son anketler, halkın %53’ünün Netanyahu’nun siyasi kariyerinin sona ermesi gerektiğine inandığını, %68’inin ise siyasi kutuplaşmanın şiddete evrilmesinden korktuğunu gösteriyor.
7 Ekim sonrası oluşan bu kriz ortamı, İsrail tarihinde 1973 savaşının etkilerini bile gölgede bırakan bir toplumsal travma ve hesaplaşma sürecini tetiklemiş durumda.




