Rafah sınır kapısı hiçbir zaman sadece iki coğrafya arasındaki bir sınır noktası olmadı; o, Filistin’in ulusal haysiyetinin ve siyonist rejimin güvenlik saplantısının bir terazisiydi. 1998 yılında dönemin ABD Başkanı Bill Clinton’ın uçağı Gazze Uluslararası Havalimanı’nın pistine indiğinde, Gazzeli Müslümanlar için bu kapı, büyük bir hapishaneden kurtuluşun ve bağımsızlığın müjdecisiydi. Bugün, aradan geçen çeyrek asrın ardından, o uçakların yerini işgal tanklarının gürültüsü; egemenlik hayallerinin yerini ise Şabak’ın (Şin-Bet) sorgu odaları aldı.
Bir egemenlik sembolünün enkazı: Havalimanı (1998-2023)
Rafah sınır kapısının hemen yanı başında, 67 milyon dolarlık uluslararası fonla inşa edilen Gazze Uluslararası Havalimanı’nın kalıntıları yükseliyor. 24 Kasım 1998'de açılan bu liman, Filistin’in bağımsız bir ulaşım ağına sahip olma çabasının en somut meyvesiydi. Ancak siyonist işgalci, bu sembolü sistematik olarak yok etti:
-
2000-2001: İkinci İntifada ile birlikte hava trafiğine kapatıldı ve pistleri buldozerlerle imha edildi.
-
2006: "Yaz Yağmurları" adlı katliam operasyonuyla ana binalar ve şeref salonu yerle bir edildi.
-
2023-2024: 7 Ekim sonrası başlayan soykırım savaşında işgal ordusu, havalimanından geriye kalan son beton yığınlarını da temizleyerek bölgeyi tamamen bir "tampon bölgeye" dönüştürdü.
Avrupa gözlemcileri ve 2005 anlaşmasının prangaları
2005 yılındaki sözde çekilmenin ardından imzalanan "Sınır Geçiş Anlaşması", görünürde yönetimi Filistin ve Mısır’a bırakıyordu. Ancak Avrupa Birliği Gözlem Misyonu (EUBAM), siyonist rejimin elinde bir koz olarak kaldı. Gözlemcilerin geçiş güzergahı işgal kontrolünde olduğu için, siyonist rejim istediği an gözlemcilerin ulaşımını engelleyerek kapıyı "güvenlik gerekçesiyle" otomatik olarak kapalı tutabiliyordu.
Tüneller çağı ve "damlatma" politikası
2007’deki yönetim değişikliği sonrası Rafah, bir siyasi baskı aracına dönüştü. Ablukanın en ağır hissedildiği 2008 yılında halkın sınır duvarlarını yıkarak Mısır’a akın etmesi, coğrafyanın siyasete isyanıydı. Yer üstündeki kapı kapandıkça, yer altında "tüneller devleti" inşa edildi. Ancak 2013 sonrası Mısır’ın tünelleri kapatması ve kapıyı sadece birkaç ayda bir "istisnai" olarak açması, Gazze’yi tam bir boğulma noktasına getirdi. Geçiş hakkı, binlerce dolarlık "koordinasyon ücretleri" ile satılan bir ticarete dönüştü.
2026: Trump planı ve "Regavim" tuzağı
Günümüzde Rafah, Donald Trump’ın 10 Ekim 2025 tarihli "20 Noktalı Planı" çerçevesinde yeniden açılmış gibi görünse de, aslında devasa bir askeri kışlaya dönüştürüldü. İşgalci rejim, tüm girişleri kontrol etmek için "Regavim" adını verdiği kalıcı bir askeri denetim noktası kurdu.
| Uygulama | Detaylar ve Sonuçları |
| Kimlik Denetimi | Her yolcu siyonist istihbarat listeleriyle karşılaştırılıyor; uygun görülmeyenler alıkonuluyor. |
| Milis İşbirliği | "Ebu Şabab" adlı işbirlikçi milisler, işgal ordusu gözetiminde yolcuları darp ve gasp ediyor. |
| Psikolojik Baskı | Geri dönenlere casusluk teklif ediliyor ya da Gazze’ye bir daha dönmemeleri için rüşvet veriliyor. |
Gazzeli Müslümanlar için Rafah, bugün bir "istikrar gücü" maskesi altında yürütülen örtülü bir tehcir ve sindirme operasyonunun merkezidir. Havalimanı pistlerinde hayal edilen o hürriyet, bugün daracık koridorlarda siyonist kameraların ve süngülerin gölgesinde bir hayatta kalma mücadelesine evrilmiştir.





