Dünya Kupası'nda İran krizi: Turnuvadan men mi edilecek?
Dünya Kupası'nda İran krizi: Turnuvadan men mi edilecek?
İçeriği Görüntüle

Tahran Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Profesörü Dr. Hasan Ahmediyan, İran'ın ABD ve İsrail'e karşı yürüttüğü savaşta Rusya ve Çin'in neden doğrudan yer almadığını değerlendirdi. Ahmediyan'a göre Moskova ve Pekin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) nezdinde siyasi ve hukuki destek sağlasa da doğrudan bir askeri müdahale İran için büyük bir risk taşıyor. Çatışmaların küresel güçlerin savaşına dönüşüp kendi topraklarına sıçramasını istemeyen Tahran yönetimi, karşı tarafın ödeyeceği bedelleri de hesaba katarak cephede tek başına mücadele etmeyi stratejik bir tercih olarak görüyor.

Ahmediyan, sağlam kurumsal yapısı ve halk desteğiyle köklü bir sisteme sahip olan İran rejiminin, lider kadrosuna yönelik suikastlara rağmen ayakta kalmasını başlı başına bir zafer olarak nitelendiriyor. İsrail ve ABD'nin bariz hava üstünlüğüne karşı Tahran, sahada "asimetrik savaş" doktrini uyguluyor. Gelişmiş balistik ve hipersonik füzeler, hava gücündeki açığı kapatarak güç dengesini yeniden şekillendiriyor. Geçtiğimiz haziran ayında yaşanan 12 günlük savaşın İran ordusu için zorlu ama öğretici bir laboratuvar işlevi gördüğünü vurgulayan askeri uzmanlar, füze sistemleri ve taktiksel planlamada benzeri görülmemiş bir kapasite artışı yaşandığına dikkat çekiyor.

Bölgesel politikalara ve Arap sokağındaki tepkilere de değinen Ahmediyan, İran'ın Suriye ve Lübnan gibi ülkelerdeki adımlarını bir müdahale olarak değil, ABD ve İsrail'e karşı kurulan meşru ittifaklar olarak tanımlıyor. Geleneksel "vekil güçler" kavramının artık geçerliliğini yitirdiğini ve müttefiklerin kendi bağımsız askeri kararlarını alabildiğini belirten Ahmediyan, Tahran'ın Arap ülkeleriyle diyaloğu derinleştirme ve ilişkileri bölgesel barışa uygun bir zemine oturtma çabalarının önümüzdeki dönemde daha fazla hissedileceğini ifade etti.

Daily Ummah