Arap Parlamentosundan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'de aşırı sağcı Likud Partisi Genel Başkanı Binyamin Netanyahu liderliğinde kurulan hükümetin Filistin topraklarındaki Yahudi yerleşim yerlerine ilişkin politikalarına tepki gösterildi.

Netanyahu hükümetinin Batı Şeria ve Kudüs kentinde yerleşim yerleri üzerinden tansiyonu yükseltmenin "uluslararası hukuka meydan okuma" olarak nitelendirildiği açıklamada, "İsrail'in bu tür uygulamaları, şiddet dalgalarının daha fazla artacağının habercisi olduğu gibi bölgede olayların patlak vermesi tehlikesine yol açabilir." uyarısında bulunuldu.

Birleşmiş Milletlere (BM), İsrail hükümetinin yerleşim planlarının derhal durdurulması için harekete geçme çağrısı yapılan açıklamada, özellikle de Kudüs'teki yerleşim politikaları ve Mescid-i Aksa'ya yönelik devam eden ihlallerin, kenti Yahudileştirme girişimleri doğrultusunda gerçekleştirildiği vurgulandı.

Yerleşim planları ve Kudüs'ü Yahudileştirme girişimlerinin kınandığı açıklamada, uluslararası toplumdan, İsrail'in ırkçı saldırılarına daha fazla kayıtsız kalmaması ve Filistin halkına karşı "savaş suçu işleyenlerden" hesap sorması istendi.

BM: Etiyopya'ya Yapılan Yardımlar Bazı Bölgelere Ulaşamıyor BM: Etiyopya'ya Yapılan Yardımlar Bazı Bölgelere Ulaşamıyor

Netanyahu'nun hükümet programında yasa dışı yerleşim alanları planı

Aşırı sağcı ve Ultra Ortodoks partilerle koalisyon oluşturan Netanyahu, Meclisten güvenoyu almadan bir gün önce hükümet programını sosyal medya hesabından açıklamıştı.

"Yahudilerin İsrail'in tüm topraklarında ayrıcalıklı ve sorgulanamaz yaşama hakkı olduğu" ifadesinin yer aldığı programda, hükümetin, işgal altındaki Batı Şeria ve Golan Tepeleri dahil Necef Çölü ve Celile bölgesinde Yahudi yerleşim yerleri kuracağı ve genişleteceği aktarılmıştı.

İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında inşa ettiği Yahudi yerleşim birimleri, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor. Uluslararası toplum bu konuyu barış görüşmelerinin önündeki en önemli engellerden biri olarak görüyor.