Batı Şeria ve işgal altındaki Kudüs, askeri gözaltı operasyonları ile Yahudi yerleşimcilerin öncülük ettiği zorunlu göç politikalarının iç içe geçtiği yoğun bir gerilim sürecinden geçiyor. Bu durum, Ürdün Vadisi’ndeki yerleşim yerlerinin tamamen boşaltılmasına ve saha çatışmalarının tırmanmasına neden oluyor.
Geniş çaplı gözaltı operasyonları ve baskınlar
Gece boyunca ve pazar sabahı gerçekleştirilen baskınlarda, İsrail güçleri 18 Filistinliyi gözaltına aldı. Baskınlar özellikle Kalkilya'nın doğusundaki Azzun kasabasında yoğunlaşırken; Cenin, Beytüllahim ve Tubas şehirleri de operasyonların hedefi oldu. El Halil'de ise iki kardeş, yerleşimcilerin Filistin arazilerine İsrail bayrağı asmasına tepki gösterdikleri sırada askeri koruma altındaki grup tarafından gözaltına alındı.
Ras Ein al-Auja: Filistinlilerden arındırılan bölge
İnsani açıdan en kritik gelişme ise Ras Ein al-Auja bölgesinde yaşandı. BM (OCHA), bölgenin Filistinli sakinlerden tamamen arındırıldığını teyit etti. Son bir ayda 700 kişinin zorla göç ettirildiği bölgede, yerleşimcilerin meralara erişimi engellemesi ve geçim kaynaklarını kurutması, yaşamı imkansız hale getirdi. Kudüs'ün kuzeyinde ise yerleşimcilerin taşlı saldırısı sonucu iki Filistinli yaralanırken, bir ev ateşe verildi.
Yerleşimci şiddeti ve iki yıllık savaşın bilançosu
Hak örgütleri, bu sistematik politikanın mülteci meselesini ve Filistin coğrafi bütünlüğünü hedef alan bir "sessiz etnik temizlik" olduğu konusunda uyarıyor. Özellikle 2025 yılı boyunca artan yerleşimci terörü, ordu koruması altında mülklerin tahrip edilmesi ve sivillerin darp edilmesiyle sonuçlanıyor.





