CNN, 3 Eylül’de eski İsrail askeri Tal Shalev’i işgal altındaki Kudüs bürosunun kıdemli muhabiri olarak atadı. Shalev’in İsrail ordusuna açık desteği ve sosyal medyada paylaştığı askerî içerikler, uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekti.
Shalev, İsrail tanklarıyla poz verdiği fotoğraflarına “Tankların zayıf noktası” notunu düşerken, Gazze’de yaşanan katliamda rol alan kadın zırhlı birliklerini “kahramanlar” olarak nitelendirdi. Ayrıca, İsrail’in güney sınırındaki Philadelphi Rotası boyunca tanklarla ilerleyen kadın askerleri överek, “Teröristleri shell ve makineli tüfeklerle etkisiz hale getirdiklerini” belirtti.
Sosyal medya paylaşımlarında, İsrail’in Gazze’deki rezerv askerlerine katılmaya hazırlananları da destekleyen Shalev, kendisini “gururlu eski yarı kalıcı zırhlı birlik eğitmeni” olarak tanımlıyor.
Bu atama, CNN’in tarafsızlığına dair ciddi endişeler doğurdu. Eleştirmenler, Shalev’in İsrail ordusuna olan açık desteğinin, CNN’in Gazze’de yaşanan soykırımı objektif şekilde haber yapma kapasitesini zayıflattığını savunuyor.
İsrail, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 246 Filistinli gazeteciyi direnişle bağlantılı oldukları iddiasıyla şehit edildi ancak bu iddialara dair hiçbir somut kanıt sunmadı. +972 Magazine’in raporuna göre, özel bir İsrail askeri birimi, Gazze gazetecilerini direnişle ilişkilendirmek için bilgi arıyor ve bu gerekçe ile hedef alınıyorlar.
CNN, Gazze soykırımı sürecinde İsrail yanlısı yayınları nedeniyle defalarca eleştirildi. Ağ, “40 kafası kesilmiş bebek” iddiasını ilk destekleyen haber kaynaklarından biri oldu; bu iddia daha sonra yalanlandı. Ayrıca, 7 Ekim’deki ölümlerle ilgili İsrail’in verdiği çelişkili rakamları yayımladı; ölenlerin çoğunun asker olduğu ortaya çıktı. Sonradan ortaya çıkan kanıtlar, İsrail’in kendi Hannibal Direktifi’nin bu ölümlerde etkili olduğunu gösterdi.
İnsan hakları örgütleri, CNN’in haberlerinin İsrail’in Gazze’deki soykırımını meşrulaştırmaya hizmet ettiğini belirtiyor. Şu ana kadar 62 binden fazla Filistinlinin, özellikle kadın ve çocukların hayatını kaybettiği bu savaş, dünya kamuoyunda derin kaygı yaratmaya devam ediyor.





