Halep'e bağı Cinderes'in yanı sıra İdlib'in Salkin beldesi, Kahramanmaraş merkezli depremlerden Suriye'nin kuzeybatısında en çok etkilenen yerleşimlerin başında geldi.

Depremin birinci yılında, yakınlarını ve evlerini kaybedenlerin acıları halen tazeliğini koruyor.

Afette 2 çocuğu ve eşini kaybeden baba Sami Çakmara, deprem gecesi ve sonrasında yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Esed rejim güçlerinin saldırılarından kaçarak İdlib'in batısındaki Salkin'e 2019'da sığınan 3 çocuk babası Çakmara, 6 Şubat gecesine kadar ailesiyle huzur içinde yaşadığını söyledi.

Eşi ve çocuklarının, 6 Şubat'ta yatsı namazını kıldıktan sonra uyuduğunu belirten Çakmara, "Bodrum katta yaşıyorduk. Eşim 'Uyan, dünya sallanıyor.' diye seslendi. Sallantı giderek güçlendi. Kızımı alıp çıktım. Ailemden geri kalanlar enkaz altında kaldı." dedi.

"O gece Muhammed'in 'Cennet nedir?' sorusunu unutamıyorum"

Depremin meydana geldiği gece 5 yaşındaki oğlu Muhammed ile arasında geçen konuşmayı anlatan Çakmara, "Muhammed'in sorusu beni şaşırttı. İnternetten duyduğunu tahmin ettim. Ona, orada oyunlar ve sevdiğimiz şeyler olduğu cevabını verdim. O gece Muhammed'in 'Cennet nedir?' sorusunu unutamıyorum." diye konuştu.

Kızını güvenli bir yere bıraktıktan sonra ailesini kurtarmaya gittiğini kaydeden Çakmara, yoldayken meydana gelen artçı depremden dolayı yaşadığı binanın bir anda moloz yığınına dönüştüğünü dile getirdi.

İsrail'e gelen turist sayısı yüzde 80 azaldı İsrail'e gelen turist sayısı yüzde 80 azaldı

Soğuk ve yağmurlu bir ortamda enkaz kaldırmaya çalıştığını belirten Çakmara, şunları kaydetti:

"Ailemi kurtarma umuduyla molozları kaldırıyorduk. Enkaz altından inleme ve 'Yardım edin.' çığlıklarını duyuyordum. 5 gün bekledim. Oğlum Muhammed, yanında komşum ve 3 çocuğun cesedini buldum. Eşim ve diğer çocuğumun cesedine ulaşamadık. Birisi bana buradan çıkan cesetlerin İdlib Hastanesine götürüldüğünü söyledi. Eşimin parçacıkları ve oğlumun kafasının bir kısmını morgda buldum. Elbisesinden tanıdım."

"Ölümle aramda saniyeler vardı"

Oturduğu binada çok sayıda can kaybı yaşandığını söyleyen Çakmara, "Çok sayıda ceset çıkarıldı. Uzuvlarını kaybeden çocukların görüntüsü aklımdan çıkmaz. Garip bir histi. Muhammed, enkaz altından çıkarılan son kişiydi. Ölümle aramda saniyeler vardı. Allah onları seçti." dedi.

Beşinci günün sonunda eşi ve 2 çocuğunun cenazelerini İdlib'in Meşhed Ruhin köyünde defnettiğini anlatan Çakmara, "Onların cesetlerini bulduğum için Rabb'ime şükrediyorum. Umudu kesmiştim. O geceden sonra her şey değişti. Eşimi ve 2 çocuğumu kaybettikten sonra aldığım nefes bile değişti. Onlarla ruhumu da yitirdim. Bu acıyı kızımdan saklamaya çalışıyorum." ifadelerini kullandı.

Acılı baba Çakmara, kaybettiği çocuklarının hayat dolu olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yerken, içerken, uykumda, uyanırken ve çalışırken hiçbir zaman gözümden kaybolmadılar. Zamanla bu yara daha da derinleşti. Hayatı çok severlerdi. Büyük oğlum bana çalıştığım yerde yardımcı olurdu. Duygusaldı. Kız kardeşinin elini tutarak okula getirip götürürdü. Onları çok özlüyorum. Onlarla buluşmak için ölümü bekliyorum."