Alimler Birliğinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Mescid-i Aksa ve Kudüs'teki ihlallerinin büyük endişeyle takip edildiği belirtildi.

İsrail'in Mescid-i Aksa'nın kontrolünü umutsuzca ele geçirmeye çalıştığı kaydedilen açıklamada, Ben-Gvir'in Mescid-i Aksa baskınının şiddetle kınandığı aktarıldı.

Müslümanlara, İsrail'in Aksa'ya yönelik ihlallerine karşı harekete geçme çağrısı yapılan açıklamada, "Birlik, İslam ümmetini Filistinli kardeşlerimizi, Mescid-i Aksa'yı savunmak ve korumak için hızla ayağa kalkmaya çağırıyor." ifadelerine yer verildi.

Mescid-i Aksa İmam Hatibi Sabri'nin ifadeye çağrılmasına tepki

Birlikten yapılan diğer bir açıklamada, Mescid-i Aksa İmam Hatibi Şeyh İkrime Sabri'nin İsrail tarafından ifadeye çağrılmasına ve işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin evlerinin yıkılmasına tepki gösterildi.

Yeni kurulan aşırı sağcı İsrail hükümetinin ilk gününde Filistinlilerin evlerini yıktığı ve İkrime Sabri'nin evine baskın düzenlediği kaydedilen açıklamada, ülke liderleri ve İslam ümmetine Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin'i savunmaları çağrısı yapıldı.

Yemenli İş İnsanları, Husilerin Zorbalığından Şikayetçi Yemenli İş İnsanları, Husilerin Zorbalığından Şikayetçi

Ben-Gvir'in provokatif Aksa baskını

Provokatif eylemleriyle tanınan İsrailli aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, sabah İsrail polisinin yoğun koruması altında Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyerek Harem-i Şerif'e girmişti.

Ben-Gvir, 5 yıl sonra Mescid-i Aksa'ya giren görevdeki ilk İsrailli Bakan oldu.

İsrailli politikacı, Mescid-i Aksa'daki statükoyu ihlal eden ve Filistinlilerce "baskın" olarak değerlendirilen bu eylemini, İbrani takvimine göre, "Tevet" ayının 10. gününde (Asara BeTevet) gerçekleştirdi.

Ben-Gvir, yeni kurulan hükümette bakan olmadan önce milletvekilliği döneminde de Mescid-i Aksa baskınları, Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerini teşvik etmesi ve ırkçı söylemleri nedeniyle sıkça adından söz ettiriyordu.

Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin egemenliği ihlal ediliyor

Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

Ancak Yahudiler, İsrail'in tek taraflı kararı ve bazı fanatik örgütlerin girişimleriyle, 2003'ten bu yana İslami Vakıflar İdaresinin izni olmadan polis eşliğinde kutsal mabede girerken bu baskınlar özellikle 2022 yılında arttı.

Geçen yılın Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlaller açısından en belirgin sene olduğunu duyuran İslami Vakıflar İdaresinin verilerine göre, 2022 yılı boyunca 48 binden fazla Yahudi yerleşimci Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi.