Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünya kupası törenleri için bulunduğu Katar’da Sisi ile görüşmesinden sonra Suriye Devlet Başkanı Esed’le görüşme gündeme geldi.

Hürriyet yazarları Abdülkadir Selvi ile Hande Fırat bu konuyu köşelerine taşıdılar. İçeriden edindikleri bilgileri paylaştılar.

Abdülkadir Selvi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ile istihbarat servisleri düzeyindeki görüşmelerin sürdüğünü açıklamış, “Esed’le görüşür müsünüz?” sorusuna ise, “Vakti saati geldiğinde biz Suriye’nin başkanı ile de görüşme yoluna gidebiliriz” diye yanıt vermişti.

Sisi ile görüşmeden sonra gözler Erdoğan-Esed görüşmesine çevrildi. Peki bu görüşme yapılacak mı? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından sonra Esed’le görüşme yadsınmıyor, tam aksine “zamanlama meselesi” deniliyor. Erdoğan-Esed görüşmesi 2023 seçimlerinden önce mi yapılacak yoksa seçimlerden sonraya mı kalacak? İki liderin görüşmesinin seçimlerden önce yapılabileceği belirtiliyor.

İstihbarat Diplomasisi

Sisi’den sonra Esed’le görüşme konusuna da bir konsept meselesi olarak bakılıyor. Bu hem de Ortadoğu gibi krizlerin kol gezdiği bir coğrafyada uygulanıp, başarılı sonuç alınmış bir konsept. Bu konseptin adı ise istihbarat diplomasisi olarak tanımlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir dönem ilişkilerimizin gergin olduğu Suudi Arabistan veliaht Prensi Selman ve Birleşik Arap Emirlikleri veliaht Prensi Şeyh Zayed ile görüşmüştü. Erdoğan, Sisi ile Katar Emiri Şeyh Temim’in ev sahipliğinde el sıkışmıştı. Erdoğan, Esed görüşmesi için de Rusya Devlet Başkanı Putin’in ev sahipliği yapması bekleniyor.

Kazanımlarımızı Hazmetme Dönemi

1. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iç ve dış politikadaki en önemli özelliği çözüm odaklı olmasıdır.

2. Erdoğan’ın, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’la yaşanan sorunların kronikleşmemesi, yeni sorun alanları yaratmaması ve ABD ve Yunanistan gibi üçüncü ülkeler tarafından kullanılmaması için, çözüm odaklı adımlar atması şaşırtıcı değil.

Esed’le Görüşmenin Zemini

3. Öğrenilmiş çaresizlik yaşayan muhalefet bunu U dönüşü olarak yorumlasa da Erdoğan’ın attığı adımlar dış politik kazanımlarımızı hazmetme ve bir statükoya kavuşturma çabası olarak değerlendiriliyor.

4. Erdoğan, Suriye konusunun kangrene dönüşmemesi, daha fazla maliyet üretmemesi, sınırımızın öte yanında bir terör devleti kurulmaması ve yabancı güçlerin kaşıyacağı bir yumuşak karın olmaması için çözüm s5. Rusya-Ukrayna savaşının da etkisiyle Putin, iki ülke arasında yaşanan sorunların çözümü için Suriye rejimi ile doğrudan ilişki kurulmasını önerdi.

Grand Strateji

6. Esed’le görüşme konusu bir konseptin parçası olarak değerlendiriliyor. Bu konsept ne? Türkiye’nin bir dönem ilişkilerinin kötü olduğu Suudi Arabistan, BAE ve Mısır’la ilişkilerin düzeltilmesinin arkasında, “Grand Strateji”nin yattığı söyleniyor. Grand Strateji’nin gereği olarak gri alanların yönetilmesi, kriz konularının ortadan kaldırılması ve sorunlu ilişkilerin düzeltilmesi gerekiyor. Grand Strateji’nin, en önemli enstrümanı ise istihbarat ve arka kapı diplomasisi.

7. Bu stratejinin olumlu sonuçları Suudi Arabistan, BAE ve Mısır’la ilişkilerde alındı. Şimdi sıra

 Suriye ile ilişkilerin düzeltilmesine geldi.

Lider Diplomasisi

8. Erdoğan, uluslararası sorunlarda arka kapı diplomasisini etkin bir şekilde kullanan bir lider. Erdoğan, bunu lider diplomasisi olarak tanımlıyor. İktidara geldiğinde İsrail ile Filistin arasında ve İran’a BM’nin uranyum zenginleştirmesinde arabuluculuk yapmıştı. Rusya-Ukrayna savaşında, tahıl koridorunda, esir değişiminde arabuluculuk misyonunu etkin bir şekilde kullanıyor.

Suriye Süreci

9. Yukarıda ayrıntılı bir şekilde bu işin bir strateji sonucu olduğunu anlatmaya çalıştım, neden? Çünkü “Suriye ile ne olacak?” “Erdoğan Esed’le görüşecek mi?” sorularının yanıtı burada yatıyor.

10. Evet, Erdoğan kendisi de açıkladığı gibi Esed’le görüşecek. Bunun için şartlar olgunlaştırılmaya çalışıyor. Peki bu nasıl olacak? Suudi Arabistan’la, Birleşik Arap Emirlikleri ile, Mısır’la nasıl olduysa öyle olacak. Çünkü bu konseptin dördüncü halkası Suriye deniliyor. Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkiler arka kapı diplomasisi ile olgunlaştırıldıktan sonra sıra devlet başkanlarının el sıkışmasına gelmişti.

Putin’in Ev Sahipliğinde

11. Erdoğan, Mısır Devlet Başkanı Sisi ile dünya kupasının açılış törenleri için bulunduğu Katar’da görüşmüştü. O görüşmeye Katar Emiri Şeyh Temim ev sahipliği yapmıştı. Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Esed’le yurtdışındaki bir toplantıda görüşmesi bekleniyor. Rusya Devlet Başkanı Putin’in, organize edeceği bir toplantıda Erdoğan ile Esed’i bir araya getirmek istediği konuşuluyor.

12. Erdoğan-Esed görüşmesinin 2023 seçimlerinden önce olabileceği söyleniyor.

Sisi’nin Mango Suyu

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Sisi ile görüşmesi son dönemlerin en şaşırtıcı gelişmesi olmuştu. Ancak bir anlık buluşmanın arkasında MİT Başkanı Hakan Fidan’ın ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yürüttüğü istihbarat ve arka kapı diplomasisinin büyük payı var.Erdoğan-Sisi görüşmesinin bir de magazin boyutu var.

Bir süre önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, Külliye’deki toplantılarında bakanlara ve AK Parti yöneticilerine üst üste mango suyu ikram etmiş. Mango suyunun hikmeti sorulunca, “Sisi gidip gelenlerle bize mango suyu gönderiyor” diye açıklama yapmış.

Görünen o ki, Sisi kapıyı mango suyuyla açmış.

Hande Fırat

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dünya Kupası için gittiği Katar’da Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yle tokalaşmasının ve dün MHP Lideri Bahçeli’nin “Esad’la görüşme” çağrısı yapmasının ardından gözler Şam’la ilişkilerde. Erdoğan’ın yıllardır görüşmediği Suriye Devlet Başkanı Esad’la ‘kilit açacak bir el sıkışmasının’ ne zaman olacağı soruluyor.

Suriye ve Mısır’la ilişkilerdeki beklentiyi artıran süreç, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta G20 Zirvesi sonrasında, seçimden sonra Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la ilişkilerde “Sil baştan” yapılabileceğini söylemesiyle başladı. Ardından da Erdoğan’ın Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah Sisi’yle Katar’da el sıkışması gündem oldu. Tek kareye birçok anlam yüklendi. Oysa ayaküstü bir selamlaşma, karşılıklı kurulan nezaket cümleleri ve hal hatır sorma çerçevesindeydi. Kısa da olsa etkisi büyüktü. Karşılıklı sert açıklamaların ardından iki lider ilk kez el sıkışabildi. Ankara-Kahire arasında bir süredir devam eden görüşmelerde gelinen en üst nokta bu el sıkışma oldu. Kaynaklar “normalleşmede kritik bir sürecin başlangıcı, adeta kilit açan bir el sıkışma” yorumunu yaptı.

Mısır’la ilişkilerin bundan sonra hangi seviyede, nasıl devam edeceği merak edilirken, bir yandan da gözler Suriye’de. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yıllardır görüşmediği Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la tıpkı Sisi’yle olduğu gibi “kilit açacak bir el sıkışmasının” ne zaman olacağı soruluyor.

3 Yıldır Devam Eden İstihbari Görüşmeler

Ankara, Şam rejimiyle arka kapı diplomasisini 2019 yılından bu yana sürdürüyor. Bu görüşmelerin başladığını ilk olarak yine bu köşeden okumuştunuz. Arka kapı diplomasisi, sorunlu ülkelerle normalleşme sürecinin ilk ayağı olarak yürütülüyor. Süreç şöyle işliyor:

1- İstihbarat örgütleri arasında diplomasi başlıyor.

2- Görüşmeler belli bir aşamaya gelince dışişleri bakanları devreye giriyor.

3- Sorunlar çözülüp, anlaşmalar gündeme gelince devlet başkanları düzeyinde görüşmeler başlıyor.

Bahçeli’nin Çağrısı Eklendi

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere Ankara’dan Esad’la görüşmeler konusunda yapılan açıklamalara son olarak MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile de görüşme vasatı açılmalı” çağrısı eklendi. Şu an için iki ülke arasında sadece istihbarat örgütlerinin görüşmeleri mevcut. 2019’dan farkı ise şu:

1- O tarihte Rusya da masadaydı. Şam rejimi, Rusya’nın koyduğu çerçeve dışına çıkmıyordu.

2- Ukrayna savaşı başlayınca Rusya konsantrasyonunu ağırlıklı olarak Ukrayna’ya aktardı.

İran Ciddi Bir Meydan Okumayla Karşı Karşıya İran Ciddi Bir Meydan Okumayla Karşı Karşıya

3- Ankara-Şam istihbarat örgütlerinin üst düzey görüşmeleri de hız kazandı.

Hem Zamana Hem Diğer Aktörlerin Katkısına İhtiyaç Var

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esad’la görüşse de Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanması, istikrara kavuşması o kadar da kolay değil. Yetkililer şu konuların altını çiziyor:

* Suriye’de kalıcı istikrar ve barış için ABD, İran, İsrail, Rusya, Ürdün gibi ülkeler de devreye girmeli.

* Suriye topraklarındaki söz konusu aktörler devreye girmedikçe ve güçlerini belli ölçüde çekmedikçe Ankara ve Şam’ın çözümü kısa vadede birlikte sağlaması zor görünüyor.* İstihbarat görüşmelerinde masada bulunan konuların, masada bulunan sorunların belli bir çözüm aşamasına gelmesi bekleniyor.

* Yine de kaynaklar iki ülke arasında süren çözüm arayışlı görüşmelerin önemine dikkat çekiyor.

* Bu süreçte bölgesel, uluslararası bir toplantı ya da Rusya ev sahipliğinde bölgesel bir toplantıda Esad’la Erdoğan’ın tıpkı Sisi’yle olduğu gibi el sıkışmasının görüşmelerde “kilit açıcı bir rolü” olacağı ifade ediliyor.

Masadaki Sorunlu Üç Başlık

Ankara-Şam masasının kritik noktaları ise şöyle:

1. Terör örgütü PYD-YPG ne olacak?

* Ankara’daki bilgi Suriye-YPG arasında yapılan bazı görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlandığı yönünde.* Esad’ın Suriye’de toprak bütünlüğünü koruyarak, YPG-PYD elindeki enerji alanlarını istediği biliniyor.

2. Türkiye’de bulunan Esad karşıtı muhalifler ne olacak, sisteme nasıl dahil olacak?

3. Mültecilerin dönüşü nasıl ve ne şekilde yapılacak?

Kaynak: Hürriyet