Ülkede 2014-2020 yıllarında dış istihbarat servisinin başkanlığını yürüten Younger, BBC Radio 4'te katıldığı podcast yayınında, aralarında 3 İngiliz'in de bulunduğu uluslararası yardım kuruluşu WCK çalışanlarının İsrail'in saldırısında öldürülmesine ilişkin konuştu.

Younger, "Benim görüşüm, yaşananların esasen zaman zaman pervasızlığın sınırlarına dayanan hedef alma yaklaşımının sistematiği olduğu ve bu nedenle İsrail'in ahlaki üstünlük ve amaç sürdürmek olan siyasi amacını temelden zayıflattığı yönündedir." dedi.

Eski İstihbarat Başkanı'na, yardım görevlilerinin, İsrail'in "aralarında kötü adam olma ihtimali olduğunu düşündüğü takdirde yanlış insanları havaya uçurma riskini almaya hazır olduğu için" öldüklerini düşünüp düşünmediği soruldu.

Bunun üzerine Younger, "Öyle ya da böyle bu operasyonların teminat riskine yeterince dikkat edildiği sonucuna varmak zor." yanıtını verdi.

"Bu olay kaç bin masumun çatışmanın ortasında kaldığını hatırlatıyor"

Younger, yaşanan olaydan ötürü duyduğu üzüntüyü dile getirerek "Bu insanlar bizim ülkemizden olduğu için bu durum bizi gerçekten derinden etkiliyor. Bu olay kaç bin masum insanın bu çatışmanın ortasında kaldığını hatırlatıyor." ifadelerini kullandı.

İsrail'i askeri taktiklerini değiştirmeye zorlamak için İngiltere'nin ABD üzerindeki etkisini kullanması gerektiğini söyleyen Younger, "Masum sivillerin öldürülmesi anlamına gelen ikincil zararlara daha fazla odaklanılması için baskı ve yaratıcı teşvikler elde etmenin yollarına bakmak istiyoruz." diye konuştu.

İngiltere'de hükümet, İsrail'e silah ihracatını durdurması yönünde artan baskıyla karşı karşıya

Eski MI6 Başkanı Younger'ın açıklamaları, İngiliz hükümetinin, aralarında 3 İngiliz'in de olduğu uluslararası yardım kuruluşu çalışanlarının İsrail'in Gazze'deki saldırısında öldürülmesinin ardından İsrail'e silah ihracatının askıya alınması yönünde baskıların arttığı dönemde geldi.

Ülkede insan hakları örgütleri ve bağımsız kuruluşlar, Gazze'de uluslararası insancıl hukuku ihlal eden İsrail'e silah satışını durdurmadığı gerekçesiyle İngiltere'yi "İsrail'in savaş suçlarına ortak olmakla" eleştiriyor.

İngiltere, önceki yıllarda İsrail'e silah satış lisanslarını 2 kez askıya almasına rağmen İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, şimdiye kadar bunun yeniden yapılması çağrılarını reddetti.

Başbakan Sunak, ülkesinin bağlı kaldığı "çok dikkatli" ihracat lisanslama politikası olduğunu savunuyor.

İngiltere'de Liberal Demokrat Parti lideri Ed Davey, dün yaptığı açıklamada, hükümetin İsrail'e silah ihracatını askıya almak için derhal harekete geçmesi gerektiğini ifade etmişti.

İskoçya Bölgesel Başbakanı Hamza Yusuf da İngiltere'nin İsrail'e silah satışını durdurması talebini yineleyerek, "İngiltere, İsrail'e silah satışını durdurmayarak masum sivillerin öldürülmesinde suç ortağı olma tehlikesiyle karşı karşıya." ifadesini kullanmıştı.

İngiltere'de 2016-2019 döneminde Avrupa ve Amerika'dan Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yapan Alan Duncan da silah lisanslama sürecini denetlemiş bir bakan olarak artık İngiltere'den İsrail'e silah satışının devam etmesinin haklı gösterilemeyeceğini ve durdurulması gerektiği görüşünü paylaşmıştı.

İngiliz milletvekili, Bakan Cameron'a İsrail'in saldırısında kullanılan silahları sordu

İşçi Partisi Milletvekili Richard Burgon da İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron'a yazdığı mektupta, aralarında İngilizlerin de olduğu WCK çalışanlarının Gazze'de öldürülmesinde "ülkesinin İsrail'e sağladığı silahların kullanılıp kullanılmadığının" soruşturulmasını talep etmişti.

Cameron: "Gazze'ye insani yardım akışının engellenmesi bizi endişelendiriyor" Cameron: "Gazze'ye insani yardım akışının engellenmesi bizi endişelendiriyor"

Burgon, 20 Mart'ta yazdığı bir diğer mektupta da Gazze'de 18 Ocak'ta gönüllü olarak çalışan İngiliz doktorların bulunduğu yerleşkenin İsrail tarafından bombalanmasında ülkesinin tedarik ettiği askeri bileşenlerin kullanılıp kullanılmadığının soruşturulması çağrısında bulunduğunu hatırlatmıştı.

Editör: Mücahit Talha Altın