Faris, İsrail hapishanesinde hayatını kaybeden doktor Adnan el-Berş'in ölümünün ardından gündeme gelen Filistinli tutuklulara ilişkin AA muhabirine konuştu.

İsrail tarafından tutuklanan Filistinlilere yapılan muameleyle ilgili Faris, "İsrailliler onları dövüyor, işkence ediyor ve öldürüyor, onlara tıbbi yardım sağlamıyor. Bu, soykırım değil de nedir?" dedi.

Faris, resmi verilere göre 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail hapishanelerinde 18 kişinin hayatını kaybettiğini, gerçek sayının çok daha fazla olabileceğini vurguladı.

Olumsuz hapishane koşulları

Batı Şeria, Kudüs ve işgal edilen topraklardan en az 9 bin 500 Filistinlinin İsrail hapishanelerinde bulunduğunu aktaran Faris, Gazzeli tutuklulara ilişkin net bir sayı bulunmadığını ancak tahminlerin 2 bin civarında olduğunu dile getirdi.

Faris, en genci 8 yaşında olan 200'den fazla reşit olmayan tutuklu bulunduğunun altını çizerek, "Erkeklerle aynı istismar ve işkenceye maruz kalan en az 79 kadın var." ifadesini kullandı.

İsrail'in, 7 Ekim 2023'ten sonra aile ziyaretlerini durdurduğunu ve tutukluların avukatlarıyla görüşmelerine izin vermediğini vurgulayan Faris, tutukluların; kadın, çocuk ya da yaşlı ayrımı yapılmadan her gün aşağılanmaya maruz kaldığını kaydetti.

Faris, tutukluların İsrail tarafından sistematik bir şekilde aç bırakıldığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Filistin halkına karşı yürütülen bu çirkin savaşın başlangıcında, İsrail hapishanelerinde de bir savaşın başladığını söylemiştik. Tutuklular sürekli aç durumda. Küçük odalarda bir sürü kişi kalıyor. İsrailliler odalardaki sayıyı iki katına çıkardı. Kış aylarında tutuklular, battaniyeleri bile olmadığı için çok eziyet çekti."

- "Dövülerek öldürüldü"

Faris, 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail hapishanelerinde öldürülen 18 Filistinlinin en az 10'unun işkence gördüğünü kaydetti.

İsrail askerlerinin, 10-15 kişilik gruplar halinde saldırdıkları mahkumları hareket edemeyecek hale getirene kadar darbettiğini belirten Faris, Khaled Jamal Shawish, Thayer Abu Assab, Abdul Rahman al-Bahash adındaki 3 Filistinli mahkumun dövülerek öldürüldüğünü söyledi.

Faris, diyabet hastası Arafat Hamdan ve kanser hastası Majed Zaqoul gibi bazı mahkumların ise sağlık ihtiyaçları ihmal edildiği için yaşamını yitirdiğini ifade ederek, bu kişilerin ilaçlarına erişimi engellenmeseydi yaşayacaklarını vurguladı.

Sosyal medya paylaşımları nedeniyle yapılan gözaltılar "Filistin halkına karşı sessiz bir savaş biçimi"

Tutuklu Filistinlilerin yüzde 40'ının İsrail'in "kışkırtma" olarak nitelendirdiği sosyal medya paylaşımları nedeniyle hapse atıldığını söyleyen Faris, bu paylaşımların, "Filistin'e özgürlük" gibi sloganlar kullanmak, saldırılarda yaşamını yitiren Filistinlilerden bahsetmek ve zafer işareti yapılan fotoğraflar paylaşmak gibi içerikleri kapsadığını dile getirdi.

Yüzlerce kişinin söz konusu paylaşımlar nedeniyle tutuklandığını belirten Faris, "Bu, Filistin halkına karşı sessiz bir savaş biçimi çünkü korku içinde yaşamamızı istiyorlar." dedi.

Uluslararası kuruluşlara "güven yok"

Daha önce Filistin hükümetinin, Uluslararası Ceza Mahkemesinden (UCM), İsrail'in Gazze'deki eylemleri, yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve Filistinli mahkumların durumu hakkında soruşturma yürütmesini talep ettiğini kaydeden Faris, uluslararası kurum ve mahkemelerin ilgili konular için harekete geçmediğini belirtti.

Faris, "Şu ana değin gerçek bir soruşturma yapıldığını düşünmüyoruz, adalet yok, bu kurumlara güvenimiz yok." ifadesini kullandı.

Suriyeli anne, PKK/YPG'nin kaçırdığı kızına kavuşmanın hayaliyle yaşıyor Suriyeli anne, PKK/YPG'nin kaçırdığı kızına kavuşmanın hayaliyle yaşıyor

Uluslararası mahkemeler ve diğer yasal organların, İsrail'i sorumlu tutması gerektiğinin altını çizen Faris, aksi takdirde Filistin halkı ve Filistinli mahkumları aşağılamayı sürdürmesi için İsrail'e yeşil ışık yakıldığını sözlerine ekledi.