UNRWA'ya yardımları durduran ülkelerin bu kararlarından vazgeçmemeleri özellikle Gazze'deki Filistinliler için yeni bir yıkım olacak.

Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Geri Dönüş Hakkını Savunma Ulusal Yüksek Komitesi Başkanı Muhammed İleyyan, UNRWA'ya finansal desteğin kesilmesini AA muhabirine değerlendirdi.

Euro-Med, Gazze'de 130'dan fazla toplu mezar belgeledi Euro-Med, Gazze'de 130'dan fazla toplu mezar belgeledi

İleyyan, yardımların askıya alınmasının "mülteci meselesine darbe, geri dönüş hakkını iptal etme girişimi ve milyonlarca mülteciye toplu cezalandırma" olduğunu vurguladı.

Fonların askıya alınmasının, UNRWA hizmetlerinden yararlanan Filistin kamplarındaki krizi artıracağına dikkati çeken İleyyan, İsrail'in kurum çalışanlarına yönelik "Hamas'a destek" iddialarıyla ilgili henüz bir soruşturma sonucu yayınlanmadığını aktardı.

Filistinli yetkili, henüz sonuç çıkmamasına rağmen bazı ülkelerin İsrail'in iddialarına dayanarak UNRWA'nın fonlarını hızla askıya aldığına işaret ederek "İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarını örtbas eden ülkeler, ABD öncülüğünde UNRWA finansmanını hızla askıya alan ülkelerdir." ifadelerini kullandı.

İleyyan ayrıca, bu tutumun, Filistin halkının Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde yaşadığı zor durum göz önüne alındığında, milyonlarca Filistinli mülteci için "toplu cezalandırma" niteliğinde olduğunu söyledi.

"UNRWA'ya sağlanan fonların durdurulması siyasi bir karar"

İleyyan, UNRWA'ya yardımların kesilmesi kararının "Filistinlilerin ülkelerine geri dönüş hakkını iptal etmeyi ve ABD ile İsrail liderliğinde kurumun çalışmalarına son vermeyi amaçlayan siyasi bir karar" olduğu değerlendirmesinde bulundu.

"İsrail'in saldırılarını durdurmak ve suçlarını kınamak yerine bunları örtbas etme ve halkımıza yapılan yardımı durdurma konusunda acele ediyorlar." diyen İleyyan, Filistinli mültecilerin yardım eli uzatılmasına muhtaç olduğunu ve UNRWA'nın bu konuda önemli rol oynadığını belirtti.

İleyyan, İsrail'in Filistinlileri zorla yerinden etme, mülteci meselesini görmezden gelme, geri dönüş hakkını ortadan kaldırma ve yardım amaçlı kurulan UNRWA'nın çalışmalarına son verme yönünde bir stratejisi olduğuna dikkati çekerek, "UNRWA programlarında hiçbir kesinti olmaması ve Nekbe'nin (Büyük felaket) canlı tanığı olan teşkilatın ayakta kalması için mücadele ediyoruz." ifadelerini kullandı.

İsrail'i kuruluşundan bu yana teşkilatın lağvedilmesi için çalışmakla suçlayan İleyyan, UNRWA'nın varlığına son verilmesinden karlı çıkacak tek tarafın da yine İsrail olacağını sözlerine ekledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller 1 Şubat'ta yaptığı açıklamada, "UNRWA, yeri doldurulamayacak kritik bir role sahip. Gazze'de şu an UNRWA'nın rolünü oynayabilecek başka bir insani örgüt bulunmamaktadır." demişti.

Soruşturma devam ettiği için UNRWA'ya yardımlarını askıya aldıklarını savunan Miller, soruşturmanın bitmesini beklediklerini söylemişti.

UNRWA'nın işlevi ve İsrail'in iddiaları

BM üyesi devletlerin gönüllü katkılarıyla finanse edilen UNRWA, faaliyetlerine başladığı 1950'den bu yana Filistinli mültecilere gıda, sağlık, eğitim ve barınak gibi insani yardımları sağlayan ana kuruluş konumunda bulunuyor.

Ajans bugün 5,9 milyon Filistinli mülteciye destek sağlıyor.

UNRWA, yaklaşık 74 yıldır Filistinlilerin yaralarını sarmaya çalışırken bu süreçte tesisleri defalarca İsrail tarafından vuruldu, tonlarca gıda ve ilaç yok edildi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrailli yetkililerinin UNRWA personelinin 7 Ekim saldırılarına karıştığına ilişkin iddialarının acilen soruşturulmasını istemişti.

UNRWA da İsrail'in iddialarına yönelik soruşturma başlatmıştı.

Almanya, İsviçre, İtalya, Kanada, Finlandiya, İzlanda, Avustralya, İngiltere, Hollanda, ABD, Fransa, Avusturya, Japonya ve Estonya UNRWA'ya yönelik finansal desteğini geçici süreyle durdurma kararı aldıklarını açıklamıştı.

Norveç, İrlanda ve İspanya ise UNRWA’ya desteklerini sürdüreceklerini duyurmuştu.