Filistinliler, 30 Mart Toprak Günü münasebetiyle düzenledikleri gösteri ve etkinliklerle adalet arıyor.

Bu kapsamda İsrail'in kara işgali ve saldırılarının sürdüğü Gazze, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs ile İsrail sınırları içinde kalan topraklarla dünyanın çeşitli başkentleri geniş katılımlı gösterilere sahne oluyor.

İsrail vatandaşı Filistinlilerin yaşadığı kuzeydeki Deyr Hanna beldesinde düzenlenen Toprak Günü yürüyüşüne binlerce kişi katıldı. Filistinliler, Filistin bayraklarının yanı sıra İsrail'in Gazze'ye saldırıları, Filistinlilere karşı ayrımcı politikaları eleştiren pankartlar taşıdı.

Yürüyüşe, Arap Vatandaşları İzleme Yüksek Komitesi Başkanı Muhammed Bereke, Filistin 1948 İslami Hareketi'nin kuzey kanadının lideri Şeyh Raid Salah, Filistin 1948 İslami Hareketi Kuzey Kanadı Başkan Yardımcısı Şeyh Kemal el-Hatib katıldı.

Yürüyüşün ardından sahnede yapılan konuşmalarda, İsrail'in Gazze'ye saldırıları, buradaki Filistinlilerin maruz bırakıldığı açlığın, işgal altındaki Batı Şeria'da Yahudi yerleşimcilerin toprak gasbının durması çağrılarında bulunuldu.

İsrail'in kara işgalini sürdürdüğü Gazze Şeridi'nde de Filistinlilerin topraklarından yeniden sürülmesi ve mülksüzleştirilmesi endişesi sıkça dile getiriliyor.

Filistin Sivil Savunma Kurumu: Han Yunus’ta 15 Filistinlinin cesedine ulaştık Filistin Sivil Savunma Kurumu: Han Yunus’ta 15 Filistinlinin cesedine ulaştık

Toprak Günü nedir?

İsrail, 30 Mart 1976'da ülkenin kuzeyindeki Celile bölgesinde yaşayan İsrail vatandaşı Filistinlilere ait binlerce dönüm araziye el koymuştu. Bunun üzerine Filistin halkı, bu gasbı protesto etmek için genel greve gitmiş ve gösteriler düzenlemişti.

İsrail polisi gösterilere katılan Filistinlilere ateş açarak 6 kişiyi öldürmüş, binlerce kişiyi yaralamıştı.

İsrail'in kuzeyindeki Celile bölgesinde bulunan Deyr Hanna beldesinde yaşanan bu olay, polis ile İsrail vatandaşı olan Filistinli kitleler arasında yaşanan ilk kitlesel çatışma olması sebebiyle büyük önem kazanmıştı.

Olayın gerçekleştiği tarihte Deyr Hanna beldesinde yaşayan Filistinlilerin yaklaşık yüzde 20'sini Hristiyanlar, geri kalanını ise Müslümanlar oluşturuyordu.

"Toprak Günü" olarak anılan bu olay, İsrail ile Filistin arasındaki çatışmanın kaynağı olan toprak konusunda Filistinlilerin gösterdiği direnişin simgesi olarak görülüyor.

Filistinliler topraklarının yüzde 15'ini kullanabiliyor

Toprak Günü'nün geçmişi "Nekbe" (Büyük Felaket) olarak bilinen 1948'de İsrail'in kurulması ve sonrasındaki olaylar zincirine kadar uzanıyor.

Filistin İstatistik Merkezinin Mart 2015'teki verilerine göre İsrail, 27 bin kilometrekarelik Filistin topraklarının yüzde 85'ine el koymuş durumda. Filistinliler kendi vatanlarının sadece yüzde 15'ini kullanabiliyor.

Milyonlar sürgünde yaşıyor

Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki mülteci kamplarının yanı sıra başta Suriye, Lübnan ve Ürdün olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde vatanlarından uzakta hayat süren milyonlarca Filistinli, hala yüzlerinin "çalınan cennet" olarak tanımladıkları Filistin'e dönük olduğunu her fırsatta dile getiriyor.

Birleşmiş Milletler'in (BM) "Evlerine geri dönmeyi ve komşularıyla huzur içinde yaşamayı arzulayan mültecilerin, mümkün olan en yakın zamanda bu arzularını gerçekleştirmelerine izin verilmeli ve geri dönmemeye karar verenlerin arazileri için de tazminat ödenmeli" şeklindeki 194 sayılı kararını ise İsrail uygulamayı reddediyor.