İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaklaşık 30 bin sivil hayatını kaybederken, bazı raporlara göre yaklaşık 350 bin İsrail vatandaşı rezerv asker olarak katılmak üzere orduya çağırıldı.

İsrail Merkez Bankası tarafından Kasım 2023'te yayımlanan raporda, rezerv askerlerin orduya çağırılmasının yanı sıra bazı sektörlerde düşen çalışan verimliliğinin maliyeti haftalık yaklaşık 630 milyon dolara ulaşıyor.

Söz konusu raporda, bu ekonomik maliyetin, "talebin azalması, Filistinli ve yabancı işçi açığı ve daha birçok kalemden kaynaklanan maliyetleri" yansıtmadığı da vurgulanıyor.

Ülkenin Filistin'e yönelik saldırılarını genişleterek devam ettirmesi ve orduda yaşanan kayıplarla söz konusu maliyetin de zamanla arttığı öngörülüyor.

İsrail hükümeti, saldırılarla Filistinli çalışanlara yönelik ambargo da uygulamaya başladı. İsrail Merkez Bankası Başkanı Amir Yaron, CNBC kanalına yaptığı açıklamada, söz konusu karar nedeniyle ülke ekonomisinde tedarik şoku yaşandığını ifade etti.

Ülke basınında yer alan ve İsrail Maliye Bakanlığına dayandırılan haberlerde, Filistinli çalışanlara yönelik ambargonun aylık maliyetinin 1 milyar dolara kadar ulaşabileceği belirtiliyor.

İsrail Merkez Bankasına göre maliyet 70 milyar dolara yaklaşacak

Ekonomide ortaya çıkan zorlukların ardından İsrail Merkez Bankası 2020'den bu yana ilk kez şekel faiz oranlarını 25 baz puan indirerek yüzde 4,5'e düşürdü.

Yaron, ülkesinin ekonomisine yönelik yaptığı değerlendirmelerde, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırılarının askeri ve sivil maliyetinin 210 milyar şekele (yaklaşık 58 milyar dolar) ulaşabileceğini, bu maliyetin bütçeye yük olacağını ve devletin ikincil alanlardaki harcamaları azaltarak bu yükün üstesinden gelmesi gerektiğini ifade etmişti.

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının başladığı 7 Ekim'den bu yana İsrail Merkez Bankasının bu saldırıların ekonomi ve piyasalar üzerindeki etkisine ilişkin sürekli durum değerlendirmeleri yaptığını aktaran Yaron, "Ekonominin yaşadığı olumsuz etkinin büyük olduğu ve bu etkinin sektörlere göre farklılık gösterdiği bizim açımızdan net." demişti.

İsrail Merkez Bankası, 2023-2025 yılları için "savaş faturası" tahminlerini 69 milyar dolara yükseltirken, bunun neredeyse üçte ikisi savunma harcamalarından oluşuyor.

Ekonomiye dolaylı etkiler başta turizmde artıyor

Önemli turizm ülkelerinden sayılan İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları bu alandaki gelirlerini de etkiliyor.

Filistinli kadın, İsrail saldırılarından kaçarak geldiği Refah kentinde kızını ve torununu defnetti Filistinli kadın, İsrail saldırılarından kaçarak geldiği Refah kentinde kızını ve torununu defnetti

Güvenlik endişeleri nedeniyle uçuşlar ve rezervasyonların önemli oranda iptal edildiği gözlenirken, İsrail Merkez İstatistik Bürosu verilerine göre, ülkeyi ziyaret eden turist sayısı Ekim 2023'te bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 76 azalarak 89 bin 700 kişiye düştü.

Analistler, saldırılar nedeniyle toplumun zihin sağlığını ve refahı üzerindeki tam etkiyi ölçmenin zor olduğuna ancak bunun, üretkenliği ve ekonomik faaliyeti etkileyebileceğine vurgu yapıyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) de söz konusu etkilerden ötürü İsrail ekonomisi için büyüme tahminlerini 2023 için yüzde 2,9'dan yüzde 2,3'e, 2024 için de yüzde 3,3'ten yüzde 1,5'e düşürdü.

Anadolu Ajansına konuşan İsrailli ekonomi Profesörü Joseph Zeira da mevcut durum nedeniyle ülke ekonomisinin resesyona girebileceğini belirtiyor.

Kredi derecelendirme kuruluşları da söz konusu gelişmeleri değerlendirmelerine alıyor.

Moody's, İsrail'in "A1" olan ülke notunu geçen hafta "A2"ye indirirken yaşanan gelişmelerin İsrail için siyasi risk oluşturduğunu ve aynı zamanda öngörülebilir bir süre için yürütme ve yasama kurumlarını ve mali gücünü zayıflattığını belirtti.

İsrail ekonomisine yönelik yeni sorunlar ortaya çıkabilir

Öte yandan çok sayıda ülkede milyonlarca kişi tarafından Gazze'de "soykırım" yapmakla suçlanan İsrail'in azalan prestijinin de ekonomik etkiler yaratması bekleniyor.

İsrailli şirketlerin ürünlerine ve hizmetlerine yönelik olası boykot veya yaptırım kararlarının, ülkede istihdam kayıplarına, şirket gelirlerinde azalmaya ve dolayısıyla vergi gelirlerinde önemli oranda düşüşe neden olabileceği değerlendiriliyor.

Bazı ülkelerin İsrail'le ticareti azaltması, bazı ürünlerin sevkiyatını reddetmesi ve İsrail limanlarını kullanmayı bırakması da yine İsrail'in uluslararası bir ticari ortak olarak imajına zarar verebileceği ön görülüyor.

Olası boykot ve yaptırım kararlarının yanı sıra halihazırda İsrail ekonomisinin gördüğü zararlardan ötürü İsrail halkının göstereceği tepkilerin de iç siyasette yeni sorunlara yol açabileceği belirtiliyor.

Yemen'deki İran destekli Husilerin Kızıldeniz'deki bazı ticari gemilere saldırması, ABD ve İngiltere'nin de karşı saldırılarda bulunması bölgeye yakın İsrail'in ticaretini etkileyebilecek bir başka unsur olarak ön plana çıkıyor.

Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'si, Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden yapılıyor.