Gazze'de 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Cumartesi sabahından bu yana düzenlenen saldırılarda 31 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail çalışmaları uzmanı Velid Habas, Al Jazeera'ya yaptığı açıklamalarda, Tel Aviv'in bu tırmanışla neyi hedeflediğine dair çarpıcı bir analiz sundu.
Güvenlik endişesi mi, stratejik hamle mi?
Velid Habas'a göre, İsrail'in son saldırıları sadece bir "yanıt" değil, derin bir endişenin sonucu. Güvenlik birimlerinin, Hamas'ın ateşkes sürecindeki sessizliği kendi lehine çevirerek yeniden toparlandığına dair raporlar hazırladığını belirten Habas, "İsrail, ateşkesin ikinci aşamasına geçilmeden önce bu potansiyel gücü kırmak istiyor," dedi.
Parçala ve yönet: Netanyahu'nun vizyonu
Uzman, Netanyahu hükümetinin Gazze vizyonunun iki temel sütun üzerine kurulu olduğunu hatırlattı: Tehcir (insansızlaştırma) ve Bölgesel Parçalanma. Habas, planın detaylarını şu şekilde özetledi:
"İsrail, Gazze'nin bir kısmını tamamen kendi kontrolünde tutarken, diğer bölgeleri kaos ve yıkım içinde bırakmak istiyor. Buradaki temel amaç, halkın yaşadığı sefalet üzerinden Hamas'a karşı bir iç ayaklanma başlatmasını sağlamaktır."
Barış Konseyi'nin "Operasyonel Körlüğü"
Kurulan Dünya Barış Konseyi'nin İsrail'in operasyonlarını durdurma konusundaki yetersizliğine de değinen Habas, konseyin sadece genel stratejilerle ilgilendiğini, sahadaki taktiksel saldırılara müdahale edecek bir yetkisi olmadığını söyledi. Bu durumun İsrail'e "silahsızlandırma" bahanesiyle dilediği zaman operasyon yapma özgürlüğü tanıdığını savundu.
İsrail'in Gazze Stratejisi ve Mevcut Durum (Şubat 2026):
Habas, bu saldırı dalgasının kısa sürede durabileceğini ancak bunun son olmayacağını; İsrail'in elinde saldırıları tekrarlamak için her zaman "güvenlik" ve "silahsızlandırma" gibi hazır bahaneler bulunduğunu vurguladı.





