İngiliz The Guardian gazetesine konuşan yabancı doktorlar, Gazze'de görev yaptıkları sürece şahit olduklarını anlattı.

Doktorlar, Gazze'deki birçok ölümde, hayat boyu etkisi sürecek yaralanmalarda ve uzuv kaybında şarapnel tesirli bombaların ve füzelerin etkili olduğunu kaydetti.

Küçük metal parçalar yayacak şekilde tasarlanmış bombalardan saçılan neredeyse fark edilemeyecek büyüklükteki şarapnelleri özellikle çocukların vücudundan çıkarmanın zorluğuna dikkati çeken doktorlar, bu parçaların vücut içinde de önemli hasara neden olacağını belirtti.

ABD'nin California eyaletinden cerrah Feroze Sidhwa, nisanda Gazze'de görev yaptığını söyledi.

Sidhwa, "Karşılaştığım yaralıların neredeyse yarısı çocuklardı. Gözden kaçabilecek çok küçük parçalarda, çok fazla şarapnel yarasıyla karşılaştık. Gördüğüm birçok malzemeden daha küçük olan bu şarapneller, vücudun içinde korkunç yaralanmalara neden oluyordu." ifadelerini kullandı.

Çocukların bu tür yaralanmalara karşı daha dayanıksız olduğuna işaret eden Sidhwa, "Çocukların damarları zaten çok küçük. Parçalanmış damarları yeniden bir araya getirmek çok zor. Bacakları besleyen atardamar, çocuklarda bir makarna kalınlığındadır. Bu damarı onarmak ve çocukların bacaklarının kopmasını engellemek çok zor." değerlendirmesinde bulundu.

Vücudun dışında önemsiz yaralar gibi gözüküyor

North Carolina eyaletinden ortopedi cerrahı Mark Perlmutter da en sık gördükleri yaraların 2 milimetrelik şarapnel girişleri ve çıkışlarından oluşan yaralar olduğunu ifade etti.

Perlmutter, bu şekilde yaralanan çocukların ya öldüğünü ya da uzuvlarını kaybettiğini, çocuklarda bu yaralardan birden fazla bulunduğunu söyledi.

Şarapnel tesirli bombalarla yaralanan çocukların hemen hastanelere götürülemediğini, bazen kopan uzvun tekrar dikilemeyecek noktaya geldiğini vurgulayan Perlmutter, sinir sistemlerinin de önemli hasar aldığını anlattı.

Avustralyalı doktor Sanjay Adusumilli de bedenin dışında küçük bir yaraya neden olan küp şeklindeki metal parçaların, vücudun içinde onarılmaz yaralara yol açtığını kaydetti.

Adusumilli, bombardımanda yaralanan 6 yaşındaki çocuğun dışardan bakıldığında önemli yarası olmadığını ancak vücudunun içinde çok sayıda şarapnel bulunduğunu dile getirdi.

Doktorlar, organların ve kemiklerin şarapneller nedeniyle paramparça olduğunu da ifade etti.

"Küçük bir bomba bile önemli miktarda ölüme neden olur"

Patlayıcı uzmanları, İsrail'in bombalarının saçtığı şarapnellerin, binalara atılan patlayıcıların aksine, daha fazla can kaybına neden olacak şekilde tasarlandığını ve sivil yerleşim alanlarına atılmaması gerektiğini söyledi.

Patlayıcı uzmanı eski ABD askeri Trevor Ball, patlamayla yayılan şarapnellerin, patlamanın kendisinden daha ölümcül olduğuna dikkati çekti.

Ball, "Bombaların içindeki metal top ve küpler, patlayıcıların ana etki maddesini oluşturuyor. Çoğu top atışı ve bombalarda etkiyi patlamanın kendisi yapar." ifadesini kullandı.

Doktor Adusumilli'nin çocuk bedenlerinden çıkardığı metal küpleri inceleyen Ball, bunların tipik olarak İsrail dronlarından atılan füzelerde yer aldığına işaret etti.

Kassam Tugayları: İsrail'e ait 2 tank ile askerlerin toplanma alanlarını hedef aldık Kassam Tugayları: İsrail'e ait 2 tank ile askerlerin toplanma alanlarını hedef aldık

İnsanların vücudunda, tanklardan binalara atılmak üzere tasarlanan bombalarda yer alan şarapnellerin de çıktığını anlatan Ball, İsrailli savunma şirketi Elbit Systems tarafından üretilen bu mühimmat tipinin sivillere karşı ölümcül olduğunu belirtti.

"Şarapnelden korunmanın mümkün olmadığı mülteci ya da çadır kampı gibi kalabalık bölgeye küçük bir bomba atılsa dahi önemli sayıda ölüme sebep olur." değerlendirmesini yapan Ball, İsrail'in şarapnel etkili bombalarının 20 metre çapında alanda kesin ölüm ya da ağır yaralanmalara yol açacağını söyledi.

İsmi verilmeyen bir başka patlayıcı uzmanı da "Askerler, yoğun biçimde sivillerin yaşadığı korunmasız alanlara atılan bu bombaların kesinlikle sivilleri öldüreceğini bilir." ifadesini kullandı.

İsrail'in Gazze'ye attığı Spike füzelerinde metal küplerden oluşan şarapnellerin yer aldığını 2009'da ortaya çıkaran Uluslararası Af Örgütü, "Maksimum zayiata yol açacak şekilde tasarlanmış gibi gözüken bu patlayıcılar, bazı silahlı grupların yaptığı ilkel roket ve intihar bombalarına yerleştirilen bilye, çivi ve cıvataların daha gelişmiş versiyonu gibi görünüyor." açıklamasını yaptı.

Editör: Seyda Kocaöz