İsrail'in kuruluşunun ilan edildiği 1948'de ailesi Yafa'dan Gazze'nin orta kesimindeki El-Bureyc Mülteci Kampı'na göç eden Guf, 7 yaşındayken Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansında (UNRWA) görev yapan amcasının desteğiyle resim çizmeye başladı.

Kendisi de 15 yıl boyunca UNRWA okullarında resim öğretmenliği yapan Guf, çocuklara olan sevgisi ve onların, savaş ortamında her şeyden mahrum olmalarına duyduğu üzüntüyle harekete geçti.

Savaşın başından bu yana Gazze'den Han Yunus'a, oradan Refah'a göç eden Guf, son olarak geldiği Nusayrat Mülteci Kampı'ndaki bir okulda yerinden edilmiş çocuklara resim dersi vermeye başladı.

Filistinli kız çocuğu Seca, İsrail saldırısının acısını yüzünde taşıyor Filistinli kız çocuğu Seca, İsrail saldırısının acısını yüzünde taşıyor

Çocuklar her şeyden mahrum ve onları keşfedecek birilerine muhtaçlar

Çocukları çok sevdiğini kaydeden Guf, "Bu okula geldiğimde çocuklara çok üzüldüm. Her şeyden yoksunlar, eğitim yok, onlara rehberlik edecek kimse yok, psikolojik olarak rahatlayacakları bir şey yok. Çocuklar, korku ve endişe içinde yaşıyor. Hiçbir aktiviteleri yok." dedi.

Gazze'deki çocukların "yitik" olduğunu ifade eden Guf, onların yeteneklerini keşfedecek birilerine ihtiyaç olduğunu, küçük yaşta yeteneklerini keşfeden biri çıkarsa çocukların ileride büyük sanatçılar olabileceğini, aksi takdirde yeteneklerin yitip gideceğini dile getirdi.

Guf, okula gelip çocuklarla vakit geçirmeden önce kendisinin de psikolojik olarak zor zamanlar yaşadığını ancak okulda onlarla vakit geçirmenin kendisine de iyi geldiğini söyledi.

Çocuklar, yaşadıkları dünyayı çiziyor

Çocukların çizdikleri resimlerle okullarda, barınma merkezlerinde ya da çadırlarda yaşadıklarını dışa vurduğunu anlatan Guf, şunları ifade etti:

"Çocuklar gördüklerini ve zihinlerindekini çizer. Bu çocuklar, düğün dernek ya da bahçe çizmiyor, çünkü artık bunları görmüyorlar. Savaştan önce okullarda resim dersinde bunları çiziyorlardı ancak şimdi savaş ortamını çiziyorlar."

Çocukların resim çizerkenki mutluluğunu gördüğünde kendisinin de mutlu olduğunu söyleyen Guf, "Basit şeyler çiziyorlar ama aslında renk uyumunu sağlama konusundaki melekeleri pekişiyor ve aynı zamanda el ve kol kaslarını güçlendiriyorlar. Bu çocuklar arasında büyük yetenekler keşfedebiliriz, 100 çocuk arasında 5 tane çıksa bize yeter." diyerek çocukları yetiştirme konusundaki istediğini dile getirdi.

Gazze'de her şey 75 yıl öncesine tekrar döndü

Çocukluğu ve gençliğinin Bureyc ve Nusayrat'ta geçtiğini anlatan ve o zamanlarla bu günleri kıyaslayan Guf, "UNRWA okullarında yokluktan başka bir şey yok. Ekmek ve yemek ateşte pişiriliyor. Çocukluğumdaki ilkel yöntemlere geri döndük." dedi.

Çocukluğunun çadırda geçtiğini ve yaşlılığında da yine çadır hayatına döndüğünü söyleyen Guf, çizdiği bir resimde de bu duruma gönderme yaptığını ifade etti.

Editör: Mücahit Talha Altın