Gazze’de devam eden soykırım saldırıları ve ağır kuşatma altında, Filistin halkı sadece hayatta kalma mücadelesi vermiyor; aynı zamanda ruhunu ve kültürünü de koruyor. "Deniz Bizimdir" kooperatifi, siyonist zulmün enkaza çevirdiği şehri; sanat, müzik ve geri dönüşüm yoluyla yeniden yeşertmeye çalışıyor. 2019 yılında Gazze sahilinde 350 ton atığın geri dönüştürülmesiyle inşa edilen kooperatif merkezi, işgalci güçler tarafından tamamen yıkılmış olsa da, ekip bugün çadır kentlerde faaliyetlerini sürdürüyor.
Yıkımdan Doğan Estetik Direniş
Kooperatifin lideri Hana el-Gul, sanatın sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir bilinç inşa süreci olduğunu vurguluyor. 35 gençten oluşan ekip; masal anlatıcılığı (hakawati), tiyatro, müzik ve görsel sanatlar yoluyla çevre bilincini ve toplumsal sorumluluğu yayıyor. Hana el-Gul’e göre, enkaz altından çıkan her bir malzeme, Filistin halkının toprağına olan bağlılığının bir simgesi:
"Siyonist işgal, renklerle ve hayatla dolu olan mekanımızı yerle bir etti; ancak mesajımızı yok edemedi. Bugün çadırlarda çocuklarımıza ve kadınlarımıza güvenli alanlar açarak, savaşın psikolojik izlerini sanatla silmeye çalışıyoruz."
Geri Dönüşüm: Enkazı Sanata Dönüştürmek
Geri dönüşüm ekibinden sanatçı Emira Ayad, Gazze’nin maruz kaldığı çevre felaketine karşı sanatsal bir çözüm üretiyor. Çadırlarda kadınlarla bir araya gelen Ayad, katı atıkları ve yıkıntı parçalarını tablolara, hediyelik eşyalara dönüştürüyor. Bu faaliyetler, Gazze'nin kısıtlı imkanları içinde hem bir direniş hem de bir istihdam kapısı aralıyor.
-
Amaç: Atıkların çevreye zararını önlemek ve estetik bir bilinç oluşturmak.
-
Kapsam: Çocuklar, gençler ve kadınlar için eğitici atölyeler.
-
Vizyon: "Kötülüğün ve çirkinliğin dayatıldığı bu coğrafyada, güzelliği yeniden inşa etmek."
Müzik ve "Hana’ammarha" (Yeniden İnşa Edeceğiz) Seferberliği
Kooperatifin müzik sorumlusu Musab el-Gomri ise Filistin halk ezgilerini ve zeybekleri (zajel), toplumsal sorunları dile getirmek için bir araç olarak kullanıyor. Gazze Belediyesi’nin başlattığı "Hana’ammarha" kampanyasının bir parçası olan kooperatif, sığınma merkezlerinde çevre temizliği ve hijyen bilinci üzerine tiyatro gösterileri düzenliyor.
Siyonist işgalin sadece binaları değil, halkın moralini ve geleceğini de hedef aldığı bu dönemde, "Deniz Bizimdir" gibi girişimler, Gazze’nin teslim olmayacağını tüm dünyaya haykırıyor. Enkazdan yükselen bu ses, Filistin halkının hürriyet ve adalet davasındaki sarsılmaz iradesini temsil ediyor.