Politico'nun özel haberine göre, Trump yönetimi, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin Orta Doğu'da haritaları değiştirmeye yönelik tartışmalı sözlerinin yarattığı diplomatik krizi çözmek için harekete geçti. Üst düzey ABD'li yetkililer, Arap mevkidaşlarıyla yoğun bir telefon diplomasisi yürüterek, Huckabee'nin ifadelerinin ABD'nin resmi politikasındaki bir değişikliği değil, büyükelçinin şahsi görüşlerini yansıttığını vurguladı.
"Nil'den Fırat'a" tartışması
Kriz, Huckabee'nin ünlü sunucu Tucker Carlson'a verdiği röportajda patlak verdi. Carlson'ın "İsrail'in Nil'den Fırat'a kadar olan bölgeyi ele geçirme hakkı var mı?" sorusuna Huckabee'nin, "Hepsini kontrol etseler iyi olurdu" şeklinde yanıt vermesi, İslam dünyasında büyük tepki topladı. Büyükelçi daha sonra bu sözlerin bir "mübalağa" olduğunu ve İsrail'in böyle bir arayışta olmadığını savunsa da, 12 Arap ve İslam ülkesi ortak bir bildiriyle açıklamayı "tehlikeli ve kışkırtıcı" olarak niteledi.
Zamanlama manidar: Gazze ve İran planları
Washington'daki bu diplomatik gaf, ABD'nin Gazze'nin yeniden inşası ve İran'a karşı olası bir askeri harekat için Arap ülkelerinin desteğine en çok ihtiyaç duyduğu hassas bir dönemde geldi. Körfez diplomatları, bu tür sorumsuz açıklamaların İsrail'in bölgeye entegrasyonu hedeflerini baltaladığı ve Arap ülkelerinin egemenliğini hafife aldığı konusunda ABD'yi uyardı. Trump'ın daha önce Batı Şeria'nın ilhakına izin vermeyeceği yönündeki vaatleri ile büyükelçisinin sözleri arasındaki çelişki, güven bunalımına yol açtı.
Yönetim içinde "aşırıcı ses" çatlağı
Politico'ya konuşan ABD Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Huckabee'nin yönetim içinde "aşırıcı bir sesi" temsil ettiğini ve ABD'nin pozisyonunu doğru yansıtmadığını belirtti. Bakan Yardımcısı Chris Landau ve ekibinin yürüttüğü hasar kontrolü çalışmaları, yönetim içinde yerleşimler ve egemenlik konularında derin ideolojik çatlaklar olduğunu da gözler önüne serdi.





