Humus, Dera, Şam, Halep, Rakka ve Haseke’de yaşarken yerlerinden edilen ve şu anda derme çatma çadır kamplarda yaşam mücadelesi veren siviller, yoksulluk ve pahalılık nedeniyle bir Kurban Bayramı'na daha buruk giriyor.

İşsizlik ve kurbanlık fiyatlarının pahalı olması nedeniyle milyonlarca Suriyeli bu bayram da kurban kesemeyecek.

Gazze'de kadınlar, enkazda kurabiye pişirerek bayramı yaşatmaya çalışıyor Gazze'de kadınlar, enkazda kurabiye pişirerek bayramı yaşatmaya çalışıyor

Çadır kamplardaki yüksek sıcaklıklar da sıla hasreti çeken sivillerin hayatına bambaşka bir çile katıyor.

"Kimse acımızı anlamıyor"

İdlib'in güneyindeki Tır köyündeki evini 5 yıl önce yoğun saldırlar sonucu terk ederek kampta yaşamaya başlayan Halid el-Abbud, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bayramı ancak hayırseverlerin kurban etlerini aldıklarında hissettiklerini söyledi.

Kavurucu yaz sıcağından dolayı çocuklarının sağlık durumunun iyi olmadığını ifade eden Abbud, "Havalar çok sıcak, kimse acımızı anlamıyor. Yaşam koşullarımız çok zor. Hiçbir şey istemiyoruz. Sadece memleketimize geri dönmek istiyoruz. En azından bir çatının altında yaşayalım, çadırın içinde değil." dedi.

Abbud, işsizlik ve pahalılık nedeniyle çocuklarına bayramlık alamadığını dile getirerek, "Cebimde sadece 5 TL var. Çocuklarıma tıraş parası bile temin edemiyorum, kıyafetlerini nasıl temin edeceğim." diye konuştu.

İkinci el elbise alacak imkanın bile olmadığını söyleyen 3 çocuk babası Abbud, "Kamptaki diğer aileler de benzer sorunlarla boğuşuyor. Her geçen yıl durumları daha da kötüye gidiyor. Temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar." şeklinde konuştu.

Zorla yerinden edilmeden önce kendi evlerinde birçok şeye sahip olduklarını belirten Abbud, şimdi temel gıda maddelerine bile erişemediklerini belirtti.

"Çocuklarımıza bayramlık almayı hayal ediyoruz"

Bir başka çadır kamp sakini Abdülkerim el-Halid de Esed rejimi tarafından zorla yerinden edilmeden önce bayrama en az 3 gün kala hazırlık yaptıklarını ancak şu anda herhangi bir hazırlık yapamadıklarını söyledi.

Hava sıcaklığının 42 dereceye kadar çıktığını belirten Halid, "Aşırı sıcaktan çile çekiyoruz. Çadırımız buharlı tencere gibi. Allah yardımcımız olsun. Çocukları suyla serinletmeye çalışıyoruz ama ertesi gün her biri hasta oluyor. Bayram için hiçbir hazırlığımız yok, ne tatlı ne de başka bir şey." dedi.

Çocuklarına bayramlık kıyafet almadığını söyleyen Halid, "Çocuklarımıza bayramlık almayı hayal ediyoruz ve onların bayramlıklarını giymesiyle mutlu olmalarını istiyoruz." diye konuştu.

"Yaşamak çok zor, yavaş yavaş ölüyoruz"

Bayram için çocuklara kıyafet bile alamadıklarını belirten 3 çocuk annesi Fatıma el-Abbud, bayramlık değil çocuklarının karnını doyuracak gıda arayışında olduğunu söyledi.

Çoğu zaman çocuklarının aç uyuduğunu dile getiren Abbud, "Çocuklarım için bayram kıyafetlerinin olmamasından, yazın aşırı sıcaklardan, kışın soğuklardan, açlıktan ve yoksulluktan muzdaribiz." dedi.

Abbud, "Evlerimizdeyken yaşam koşullarımız çok iyiydi. Arazilerimiz vardı. Ürünlerimizi toplar ve bayram için hazırlık yapardık." ifadelerini kullandı.

"Şimdi yaşamak çok zor, yavaş yavaş ölüyoruz." diyen Abbud, çocuklarının sıcaktan hastalandığını ayrıca çok fazla zararlı böcek bulunduğunu ve sıcaktan çok fazla etkilendiklerini dile getirdi.

Editör: Mücahit Talha Altın