Filistinli mülteciler, Nekbe'den bugüne yaşadıkları felaketin uluslararası tanığı olarak adlandırdıkları UNRWA'ya mali desteğin kesilmesiyle işgal altındaki Filistin toprakları içinde ve dışında yaklaşık 6 milyon mültecinin "toplu cezalandırmaya" maruz kalacağı uyarısında bulundu ve Arap ülkelerine destek çağrısı yaptı.

Muhammed Hızır el-Annani, "Yaşananlar, İsrail'in ABD ve Avrupa ülkelerinin işbirliğiyle Filistinli mültecilerin haklarını yok etme planının bir parçası. UNRWA mülteci meselesinin omurgası ve mülteci meselesinin canlı şahididir." dedi.

Filistinli 85 yaşındaki mülteci Annani, "Asıl hedefte olan mülteciler ve kamplarıdır. UNRWA'yı yok etmek, mültecilerin haklarını yok etmek demektir. Bu da İsrail'in yerleşim projelerinin temelini oluşturuyor." şeklinde konuştu.

Nekbe'den bu yana (1948'teki Büyük Felaket) işgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah kenti yakınlarındaki Emari Mülteci Kampı'nda yaşayan Annani, İsrail işgaliyle ayrılmak zorunda kaldığı Remle kentindeki evine bir gün döneceğini söyledi.

Henüz 8 yaşındayken göçe zorlandığını, küçük yaşta ölüm, savaş ve göç acılarına tanık olduğunu ifade eden Annani, şöyle konuştu:

"İsrail Nekbe döneminde siyonist çeteleri kullandı bugünse Batı Şeria'daki Filistinlileri bir kez daha göçe zorlamak için yerleşimcileri kullanıyor. Gazze Şeridi'nde yeni bir Nekbe hedefiyle soykırım savaşı yürütüyor."

"Bugün Gazze halkının tamamı maruz kaldıkları soykırım savaşı sebebiyle mülteci konumunda"

Filistinli 52 yaşındaki mülteci Muhammed Hamad, UNRWA'ya sağlanan fonların kesilmesine "Bunun ne kanunda ne de insanlıkta yeri var." sözleriyle tepki gösterdi.

Hamad, "Mülteciler UNRWA'nın hizmetlerine ihtiyaç duyuyor. (Desteğin kesilmesi) Bu karar, Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da sağlık, eğitim ve diğer tüm hizmetleri tehlikeye atıyor." dedi.

İsrail'in Gazzede yaklaşık 4 aydır sürdürdüğü saldırılarına dikkati çeken Hamad, "Bugün Gazze sakinlerinin tamamı maruz kaldıkları soykırım savaşı sebebiyle mülteci konumunda ve UNRWA'nın çalışmaları son derece önemli." şeklinde konuştu.

Hamad, "İsrail işgali tüm Filistin topraklarında son bulup ve evlerimize döndüğümüzde, Nekbe'nin bir daha tekrarlanmayacağı uluslararası koruma ile garanti altına alındığında ve mülteci meselesi çözüldüğünde UNRWA'nın dağıtılmasından söz edilebilir. Aksi takdirde UNRWA'nın kapatılmasını kabul etmiyoruz." ifadesini kullandı.

Tarihi Filistin toprakları üzerinde 14 Mayıs 1948'de İsrail'in kurulmasıyla zorunlu göçe ve katliamlara maruz kalan Filistinliler, o günü "Büyük Felaket" anlamına gelen "Nekbe" olarak isimlendiriyor.

UNRWA'ya desteğin kesilmesi Filistinlileri toplu cezalandırmadır

Fetih Hareketi Şura Meclisi Üyesi ve mülteci hakları aktivisti Teysir Nasrallah, UNRWA'ya desteğini kesen ülkelerin tutumunu kınayarak, "Bu karar Filistin halkının maruz kaldığı Nekbe'nin uluslararası şahidi olan UNRWA'yı yok etmek anlamına gelen tehlikeli bir durum." dedi.

Nablus yakınlarındaki Balata Mülteci Kampı sakini olan Nasrallah, "Bu karar, hiçbir gerekçesi olmayan toplu bir cezalandırma." diye konuştu.

Filistinli mülteci, UNRWA'ya fon sağlamayı durduran ülkelere, İsrail'in insanlık felaketine yol açtığı Gazze'de ihtiyacın iki katına çıktığı bir dönemde ajansın gerekli hizmetleri sunmaya devam edebilmesi için aldıkları karardan vazgeçmeleri çağrısı yaptı.

Arap ülkelerine de UNRWA'yı destekleme çağrısı yapan Nasrallah, "Batı Şeria ve Gazze'de UNRWA'nın hizmetlerine ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde Arap ülkelerinin inisiyatif alarak ajansa destek vermesi gerekiyor." ifadesini kullandı.

UNRWA'ya finansal desteği kesmenin "siyasi bir karar" olduğunu belirten Filistinli mülteci Nasrallah, İsrail'in amacının "Nekbe'nin uluslararası bir tanığı kalmasın diye önce UNRWA'yı sonra da Filistin davasını yok etmek olduğunun" altını çizdi.

Nasrallah, UNRWA'ya desteği kesmenin İsrail'in Gazze'deki saldırılarına katkı sağlayacağı ve tehlikeli sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.

Filistinli mülteci, "Başta Gazze Şeridi'nde soykırım savaşına maruz kalanlar olmak üzere Filistin halkının yaşadığı koşullar göz önüne alınınca UNRWA'ya desteğin dondurulması kararı felakettir." değerlendirmesinde bulundu.

UNRWA'nın işlevi ve İsrail'in iddiaları

BM üyesi devletlerin gönüllü katkılarıyla finanse edilen UNRWA, faaliyetlerine başladığı 1950'den bu yana Filistinli mültecilere gıda, sağlık, eğitim, barınma gibi insani yardımları sağlayan ana kuruluş konumunda bulunuyor.

Ajans, 5,9 milyon Filistinli mülteciye destek sağlıyor. 74 yıldır Filistinlilerin yaralarını sarmaya çalışan UNRWA'nın tesisleri, bu süreçte defalarca İsrail tarafından vuruldu, tonlarca gıda ve ilaç yok edildi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrailli yetkililerin UNRWA personelinin 7 Ekim saldırılarına karıştığına ilişkin iddialarının acilen soruşturulmasını istemişti.

UNRWA da İsrail'in iddialarına yönelik soruşturma başlatmıştı.

Almanya, İsveç, İsviçre, İtalya, Kanada, Finlandiya, İzlanda, Avustralya, İngiltere, Hollanda, ABD, Fransa, Avusturya, Japonya ve Estonya, UNRWA'ya yönelik finansal desteklerini geçici süreyle durdurma kararı aldıklarını açıklamıştı.

Norveç, İrlanda ve İspanya ise UNRWA'ya desteklerini sürdüreceklerini duyurmuştu.

Filistin Devlet Başkanı Abbas, hükümetin istifasını kabul etti Filistin Devlet Başkanı Abbas, hükümetin istifasını kabul etti

İsrail'in UNRWA hakkındaki iddiaları ile ajansa sağlanan fonların durdurulması kararlarının, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) İsrail'in Gazze'deki soykırımını önlemek için ihtiyati tedbir kararı almasının ardından gelmeye başlaması dikkatleri çekmişti.