Filistin Evkaf ve Din İşleri Bakanlığı salı günü yaptığı açıklamada, İsrail'in Mescid-i Aksa'da "yeni bir dini statü" dayatma çabalarına karşı uyarıda bulunarak, Şubat ayı boyunca kutsal mekana yönelik ihlallerde "tehlikeli bir artış" yaşandığını belirtti.
Bakanlığın geçen ay İslam ve Hristiyan kutsal mekanlarına yönelik ihlalleri belgelediği raporuna göre, Mescid-i Aksa ay boyunca yerleşimciler tarafından 24 kez baskına uğradı. İsrail makamları, geçen cumartesi günü İran'a karşı başlatılan savaş nedeniyle ilan edilen "olağanüstü hal" bahanesiyle Mescid-i Aksa'yı üst üste dördüncü gününde de kapalı tutmaya devam ediyor.
Ramazan Ayında Tehlikeli Tırmanış
Bakanlık, Şubat ayının mübarek Ramazan ayının başlangıcına denk gelmesiyle birlikte saldırıların hacmi ve niteliğinde "tehlikeli ve eşi benzeri görülmemiş" bir tırmanış yaşandığını ifade etti. Binlerce yerleşimcinin Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyerek; toplu dans, şarkı söyleme ve "epik secde" gibi aleni Talmudik ayinler gerçekleştirdiği belirtildi.
Evkaf Bakanlığı, bu tırmanışı "Mescid-i Aksa içindeki mevcut durumu (Statüko) değiştirme ve yeni bir dini gerçeklik dayatma yönünde açık bir girişim" olarak nitelendirdi. Raporda, İsrail polisinin baskıncılara koruma sağlarken, Müslüman cemaatin girişine geniş kısıtlamalar getirdiği, yüzlerce kişiyi uzaklaştırdığı ve Kudüs'ün Eski Şehir bölgesine gelenleri alıkoyduğu vurgulandı.
Zamani ve Mekani Bölünme Tehlikesi
Bakanlık raporunda, Cuma hutbeleri ve namazları sırasında Kıble Mescidi ve Kubbetü's-Sahra çevresine düzenlenen baskınlarla cemaate yönelik saldırıların sürdüğü kaydedildi. Ayrıca Burak Duvarı (Ağlama Duvarı) bölgesinde provokatif ayinlerin arttığı bildirildi.
Bakanlık, Şubat ayında yaşananların "Mescid-i Aksa'yı zamansal ve mekansal olarak bölmeyi amaçlayan ve İslami kimliğini değiştirmeye yönelik zemin hazırlayan sistematik bir politikayı yansıttığını" belirtti. Uluslararası toplumun sessizliği karşısında bu tırmanışın tehlikesine dikkat çekilerek, işgal altındaki Kudüs'teki kutsal mekanların korunması için hukuki ve ahlaki sorumluluk alma çağrısı yapıldı.
İbrahim Camii’nde Ezan Yasağı
Öte yandan rapor, El-Halil şehrindeki İbrahim Camii'nde geçen ay 45 vakit ezan okunmasının engellendiğini ve caminin gasp edilen bölümünde yüksek sesli müzikli partiler düzenlendiğini ortaya koydu.
1994 yılındaki katliamdan bu yana yarısından fazlası sinagoga çevrilen İbrahim Camii'nin de, İran'a yönelik savaşla eş zamanlı olarak "olağanüstü hal" gerekçesiyle cumartesi gününden beri kapalı tutulduğu teyit edildi. Raporda ayrıca, cami görevlilerinin içeri girmesinin engellendiği ve Ramazan ayının ilk iki cumasında Kızılay ekiplerinin bölgeye alınmadığı bilgisine yer verildi.




