İsrail hükümeti, Leviathan sahasından 2026-2040 yılları arasında Mısır’a toplam 130 milyar metreküp doğalgaz sevkiyatını öngören anlaşmayı onayladı. Gazze savaşının İsrail ekonomisine verdiği yaklaşık 150 milyar dolarlık zararın ardından gelen bu hamle, Tel Aviv için kritik bir mali nefes borusu olarak görülüyor.
Mısır cephesinde ise durum bir "enerji güvenliği" meselesi. Kendi yerel sahalarındaki üretim düşüşü ve teknik sorunlar nedeniyle enerji açığı yaşayan Kahire, bu anlaşmayla elektrik kesintilerinin önüne geçmeyi ve bölgesel bir enerji merkezi (hub) olma konumunu pekiştirmeyi hedefliyor.
Güvenlik ve diplomasi denklemi
Uzmanlara göre bu anlaşma, rakamların çok ötesinde anlamlar taşıyor. Analistler, bu dev ekonomik ortaklığın arkasında yatan stratejik hedefleri şöyle sıralıyor:
-
Normalleşme ve güven: Gazze savaşı nedeniyle gerilen Kahire-Tel Aviv hattında "ekonomik diplomasi" yoluyla buzların eritilmesi amaçlanıyor.
-
Sınır ve güvenlik düzenlemeleri: Anlaşmanın, Refah Sınır Kapısı’nın yönetimi, Sina Yarımadası’ndaki askeri varlık ve Gazze’ye silah kaçakçılığının önlenmesi gibi güvenlik dosyalarında Mısır ile yapılacak yeni pazarlıklar için bir "zemin" teşkil ettiği iddia ediliyor.
-
Üçlü zirve hazırlığı: Bu iş birliğinin, ay sonunda Trump, Sisi ve Netanyahu arasında gerçekleşmesi beklenen ve bölgenin yeni güvenlik mimarisinin tartışılacağı üçlü zirvenin ön hazırlığı olduğu konuşuluyor.
İtirazlar ve savunmalar: "Egemenlik hakları" tartışması
Dev anlaşma, Mısır içinde ve bölgesel ölçekte ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi:
-
Muhalefetin tepkisi: Müslüman Kardeşler başta olmak üzere muhalif kanatlar, anlaşmayı "Filistin gazının gasp edilmesi" ve "İsrail'in savaş makinesinin finanse edilmesi" olarak nitelendiriyor. Ayrıca Mısır’ın enerji güvenliğinin İsrail’e bağımlı hale gelmesinin bir milli güvenlik tehdidi olduğu savunuluyor.
-
Resmi Kahire’nin yanıtı: Mısır Devlet Enformasyon Kurumu Başkanı Ziya Raşvan ise eleştirilere sert yanıt verdi. Anlaşmanın "tamamen ekonomik" olduğunu savunan Raşvan, sürecin devletler arası değil, Amerikan Chevron gibi devlerin de içinde bulunduğu ticari şirketler üzerinden yürüdüğünü ve Mısır’ın stratejik çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı.