İsrail, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nı (UNRWA) hedef alan politikalarında geri dönülemez bir eşiği daha aştı. İşgal güçleri, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Şeyh Cerrah mahallesinde bulunan UNRWA yerleşkesindeki ofis ve tesisleri iş makineleriyle yıktı. Operasyona bizzat nezaret eden aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, enkazın üzerine İsrail bayrağı dikilmesini "İsrail egemenliği için tarihi bir bayram günü" olarak nitelendirdi.
Kudüs Valiliği, diplomatik dokunulmazlığı bulunan BM binasına yapılan bu saldırıyı uluslararası hukukun açık ihlali olarak kınadı. İsrail ordu radyosu ise yıkımın, Knesset'in Ekim 2024'te kabul ettiği ve ajansla ilişkileri kesmeyi öngören yasa kapsamında gerçekleştirildiğini duyurdu. Ancak uzmanlar, bu hamlenin ardında çok daha derin bir strateji yattığına dikkat çekiyor. Filistin Ulusal Girişimi Genel Sekreteri Mustafa Barguti, asıl hedefin Filistinlilerin "dönüş hakkını" ve mülteci statüsünü fiilen ortadan kaldırmak olduğunu vurguluyor.
Analistlere göre İsrail, Batı Şeria ve Gazze'de sağlık ve eğitim hizmetlerinin yüzde 30'unu sağlayan UNRWA'yı devreden çıkararak insani krizi derinleştirmeyi ve Batı Şeria'nın ilhak sürecini hızlandırmayı amaçlıyor. Eski Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Luisa Morgantini ise Batı'nın sessizliğini eleştirerek, "Rusya veya İran'a uygulanan yaptırımlar söz konusu İsrail olunca rafa kalkıyor" ifadeleriyle Avrupa ve ABD'yi suç ortaklığıyla itham etti.





