İşgal altındaki Batı Şeria'nın güneyinde yer alan Beytüllahim kentinde yaşayan 5 çocuk babası Ubeyyat, İsrail'in 7 Ekim'den sonra Filistinlilere karşı başlattığı tutuklama dalgası sırasında gözaltına alındı. İsrail askeri yasaları uyarınca sanığın hakkındaki suçlamayı öğrenemeden demir parmaklıklar ardına gönderildiği "idari tutukluluk" uygulamasıyla hapsedilen Ubeyyat, İsrail hapishanelerinde geçirdiği 9 ayın ardından serbest bırakıldı.

Yaşadığı işkence ve zor şartların izlerini taşıyan Ubeyyat, tedavi için Beytüllahim'deki bir hastaneye nakledildi.

Ubeyyat, hastanede ailesi ve sevdiklerinin yanında olmasına rağmen gördüğü işkenceler nedeniyle hâlâ nerede olduğunu anlamakta zorlanıyor.

"Bu gece beni dövmediler"

Yaşadığı işkencelerin etkisiyle konuşmakta zorluk çeken Ubeyyat'ın hâlâ daha hapishanede olduğunu düşündüğü görülüyor.

AA muhabirine konuşan Ubeyyat, "Her gece Rabbim büyük şeyler yapıyor. Bu gece beni dövmediler. Yüzü maskeli hapishane gardiyanları hücreme girdi ama beni dövmedi." dedi.

"Bazı mahkumların öldürüldüğünü gördüm"

İsrail'in güneyindeki Necef (Negev) Çölü'nde kaldığı hapishaneyi ABD'nin ağır işkence metotlarıyla ünlü "Guantanamo" hapishanesine benzeten Ubeyyat, şu ifadeleri kullandı:

"Bazı mahkumların öldürüldüğünü gördüm. Üzerimize ayakkabılarla bastılar. Gözaltına alındıktan sonra beni askeri sorguya aldılar. Bana 'katil' dediler. Ben kimseyi öldürmedim. Dövülmekten kafamda ve elimde çatlaklar oluştu. Hassas yerlerime, eskiden yaralı olduğum yerlerime vurdular. Öldüm ve siyah bir poşete kondum."

Durumunun kötü olduğunu dile getiren Ubeyyat, İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlerin kurtarılması için harekete geçilmesi çağrısı yaptı.

Ailesi ve sevdikleri ise konuşmakta zorluk çeken Ubeyyat'ın hâlâ daha kendisini hapishanede sandığını ve işkencenin psikolojik etkisi altında olduğunu aktardı.

"Oğlum sporcuydu, hapishaneye 110 kilo girdi 50 kilo çıktı"

Baba Halil Ubeyyat ise oğlunun hapisten başka biri olarak çıktığını belirterek, "Oğlum vücut geliştirme sporuyla ilgilenen atletik biriydi. 5 çocuk babasıydı, kasapta çalışıyordu. Akıcı şekilde konuşan ve sosyal biriydi. Bugün ise hafızasını kaybetmiş, neredeyse felçli, yürümekte dahi güçlük çeken zayıf bir vücutla döndü. Aile üyelerini de tanıyamıyor. Hapishaneye girdiğinde 110 kiloydu, şimdi neredeyse 50 kilo." dedi.

Acılı baba, oğlunun tutuklu bulunduğu tüm süre boyunca darp ve işkenceye maruz kaldığını düşündüklerini aktardı.

İsrail güçleri Batı Şeria'da Filistinli bir genci katletti İsrail güçleri Batı Şeria'da Filistinli bir genci katletti

"Hâlâ hapishanede olduğunu düşündüğü zor bir travma içinde"

Muazzez Ubeyyat'ın tedavi gördüğü Beytüllahim'deki Arap Toplumu Hastanesi Başhekimi Dr. Nizar Kumsiye ise Muazzez'in vücudunda morluklar bulunduğuna işaret ederek, "Hâlâ hapishanede olduğunu düşündüğü zor bir travma içinde." dedi.

Ubeyyat için çok sayıda test yaptıklarını bunun sonuçlarına göre tedavisine başlanacağını aktaran Dr. Kumsiye, psikolojik durumunun düzelmesinin ise daha uzun zaman alacağını vurguladı.

İsrail'in Filistinlilere karşı yürüttüğü gözaltı ve tutuklama kampanyası

İsrail, "idari tutukluluk" adını verdiği uygulamayla Filistinlileri 1 aydan 6 aya kadar alıkoyabiliyor. Askeri mahkemeler, "İsrail'in güvenliği için tehlike teşkil ettiğine" karar vererek tutukluya hangi suçla itham edildiğini açıklamadan tutukluluk süresini 5 yıla kadar uzatabiliyor.

Filistin Esirler Cemiyetinin paylaştığı verilere göre, haklarındaki suçlamayı öğrenemeden İsrail hapishanelerinde tutulan aralarında kadın ve çocukların da olduğu 3 bin 380 Filistinli "idari tutuklu" bulunuyor.

İsrail ordusu ve güvenlik birimleri, 7 Ekim'den sonra Filistinlilere karşı başlattığı gözaltı ve tutuklama kampanyası kapsamında şu ana kadar 9 bin 600'den fazla Filistinliyi gözaltına aldı.

Bunun yanı sıra hapishanelerdeki Filistinlilere karşı baskılarını artıran İsrail, işkence ve kötü muamele yöntemlerine daha fazla başvuruyor.

İsrail'de hapishanelerden de sorumlu Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, daha önce yaptığı bir açıklamada, "Filistinli mahkumlar başından vurularak öldürülmeli." ifadelerini kullanmıştı.

Editör: Seyda Kocaöz