Saraçhane Parkı'nda "Evet ben sınıfı geçtim, peki ya insanlık?" sloganıyla toplanan öğrenciler, Türkiye, Filistin ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi bayrakları taşıdı.

Gruptakiler, "Direnişin adı Gazze", "Gazze'de soykırım var", "Öldürülen kardeşin, ölen sensin", "Şehadet bir çağrıdır, nesillere çağlara", "Aksa Tufanı, diriltiyor insanı" ve "Kudüs için kıyamdayız" yazılı pankartlar açtı.

Zaman zaman tekbir getiren öğrenciler, "Hamas'a selam, direnişe devam", "Katil İsrail, Filistin'den defol", "Nehirden denize, özgür Filistin" ve "Boyun eğme işgale, gideceğiz Gazze'ye" diye sloganlar attı.

Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başlayan programda İstanbul Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Yunus Emre Alagöz ve Uluslararası Kaptan Ahmet Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Fatih Köse şiir okudu. Ardından Üsküdar Hakkı Demir Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri ezgiler söyledi.

Grup adına açıklama yapan öğrenci Hüseyin Şahin, zulme karşı duran, izzetini, şerefini, haysiyetini koruyan ve insanlık adına söz söyleyen herkesi selamladığını söyledi.

Gazze sınırındaki İsrailliler, 7 Ekim'deki istihbarat zafiyeti nedeniyle yetkilileri eleştirdi Gazze sınırındaki İsrailliler, 7 Ekim'deki istihbarat zafiyeti nedeniyle yetkilileri eleştirdi

Parkta toplananların insanlığın hala ölmediğini gösterdiğini belirten Şahin, "Bugün, 100 yıldır coğrafyamızı işgal eden, bölen, parçalayan, kan döken emperyalistlerin ve onların maşası olan siyonistlerin devam eden zulümlerine karşı duruşumuzun izzetli ve soylu bir ifadesi olarak burada toplandık." dedi.

Dünya şehri İstanbul'dan, İstanbul'un kalbi Fatih'ten 7 cihana bir mesaj gönderdiklerini ifade eden Şahin, şöyle devam etti:

"26 Mayıs akşamında Refah'ta yüzlerce ailenin evi yakıldı. Çocuklar bombalandı, anneler ve babalar öldürüldü. Acımasız katiller güvenli bölge olarak addedilen Refah'ı vurdular. Ne yardım, ne erzak ne de bir kelam oradaki acıyı anlatmaya yeter. Bir anne çocuğunun parçalarını yerden topladı. Bir baba yanan evladının cesedini enkazın altından çıkardı. Organizasyonlar, kurumlar, dernekler, trilyonlarca paralar, Birleşmiş Milletler (BM) ve bugün kendini dünyanın hamisi olarak gören odaklar, Gazze'de, Filistin'de ve her mazlum coğrafyada bir bebeğin ölümüne engel olamayacak kadar acizler. 'Biz insan hakları savunucularıyız, biz barışçılız, kardeşiz, medeniyiz' diyenler, bugün cümle aleme kendilerini gösterdiler."

"Nerede adalet, insan hakları, eşitlik?"

Şahin, hastanelerin, okulların, evlerin, camilerin, kiliselerin ve Birleşmiş Milletler (BM) binalarının vurulduğunu ve buna karşın söz konusu ülkelerin sustuğunu belirterek, "Soruyorum size ne zaman konuşacaksınız? Binlerce ev daha bombalandığında mı, on binlerce çocuk daha öldüğünde mi konuşacaksınız?" diye sordu.

Bu işin bir fotoğraf paylaşmakla ya da bir tweet atmakla olmadığını ve haykırmaları gerektiğini kaydeden Şahin, bu soykırıma ses çıkaranların hakkın, ses çıkarmayan ve kılını kıpırdatmayanların ise batılın tarafında olduğunu dile getirdi.

Meselenin din veya ideoloji olmadığını, sadece insanlık meselesi olduğunu vurgulayan Şahin, şöyle konuştu:

"Bugün liseliler olarak burada toplandık. Bir derdimiz var anlatmamız gereken, içimizi dağlayan bir şey var. Rahat değiliz, vicdanımız el vermiyor. Cuma günü alacağımız karneler bizi mutlu etmiyor, etmeyecek. Çünkü Gazze'de daha okullar başlamadan çocuklar bombalandı. On binlerce çocuk karne alamadan şehit edildi. 6 yaşındaki bir çocuk bugün oyun hamuruyla oynaması gerekirken moloz yığınları arasında molozlardan kule yapıyor. Nerede adalet, insan hakları, eşitlik? Soruyorum, nerede Amerika, Avrupa, Batılı devletler? Hadi verin bakalım eşitlik, adalet."

Lise öğrencileri olarak boykota devam etmeleri gerektiğini, hakkın ve iyinin yanında olup zalimi güçlendirmeyeceklerini belirten Şahin, "Filistin'deki zulüm neyse Doğu Türkistan'daki zulüm de aynıdır. Myanmar'daki zulüm neyse Arakan'daki zulüm de aynıdır. Bosna'daki zulüm neyse Afrika'daki zulüm de aynıdır. Biz Müslümanlar için ve insanlık için din, mezhep ve ideoloji fark etmez." diye konuştu.

Daha sonra 5 öğrenci İngilizce, Arapça, Rusça, İspanyolca ve Fransızca olarak basın açıklamasını okudu, uluslararası medyaya "Filistin'deki zulmü durdurun" çağrısında bulundu.

Ayrıca Filistinli öğrenci Mustafa Mustafaoğlu sahneye çıkarak, kendilerini ölümden kurtaran Türkiye'ye saygılarını sunduğunu ve organizasyona katılan herkese teşekkür ettiğini söyledi.

Program, Uluslararası Fatih Sultan Mehmet Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Bilal Taha Aydın'ın, Gazzelilere yönelik duasıyla sona erdi.

Editör: Daily Ummah