İsrail askerleri, Batı Şeria'da Filistinlilere ait bir ev ve yapıyı yıktı İsrail askerleri, Batı Şeria'da Filistinlilere ait bir ev ve yapıyı yıktı

Kitabının yazarlarından Elif Nuran Özgün-Alboshi, AA muhabirine, Filistin halkının mücadelesine destek vermek amacıyla Profil Kitap’tan Haziran 2024’te çıkan “Türkiye-Filistin Hattı: Kadınlar Yeniden Yazdı” başlıklı kitabı değerlendirdi.

Özgün-Alboshi, “Türkiye-Filistin Hattı: Kadınlar Yazdı” başlığında 2002 yılında yayınlanmış olan kitabın devamı niteliğinde yayınlanan bu kitapta, yazar, akademisyen, şair, müzisyen, gazeteci, doktor, psikolog, çevirmen, şef gibi pek çok farklı meslek grubundan kadın yazarın katkıda bulunduğunu ifade etti.

"Direnişin İncelikli Hali: Filistin'de Varolma Mücadelesi"

Tüm gelirlerinin Filistin'e bağışlanacağı kitaba “Direnişin İncelikli Hali: Filistin'de Varolma Mücadelesi” başlığıyla katkıda bulunan Elif Nuran Özgün-Alboshi, “Pek çok farklı meslek grubundan 36 kadın Filistin için bir araya geldi ve kalemlerini eline aldı. Sadece Filistin'i hedefleyen bir çalışma olması nedeniyle çalışmayı çok önemli buluyorum.” dedi.

Kendi bölümünde Fransız sosyolog Michel de Certeau’nun "Gündelik Hayatın Keşfi" başlıklı kitabındaki iktidar sahiplerinin sahip olduğu strateji ve karşısında sıradan halkın geliştirdiği taktiklere değindiğini ifade eden Özgün-Alboshi, sözlerine şöyle devam etti:

“Kitapta, strateji ve taktik denkleminden yola çıkarak Filistin direnişini anlatmaya çalıştım. Sadece Filistin'de değil dünya tarihinde hep baskıcı güçlerin var olduğunu görüyoruz. Kültürel ve siyasi iktidarı, ekonomiyi ellerinde tutuyorlar ve her yönden avantajlılar. Öte yandan karşılarında güçsüz sayılabilecek sıradan halk var. İktidar ve halk arasındaki astronomik farklara rağmen halkın hep bir yolunu bulup direndiğini görüyoruz.”

"Filistinlilerin direnişi tüm dünyayı arkasına alarak devam ediyor"

Sıradan insanların, iktidardan kolektif olarak daha güçlü ve zeki olduğunu vurgulayan Özgün-Alboshi, Filistinlilerin yıllar süren direnişte hiç dirayetlerini kaybetmediğini hatırlattı.

Özgün-Alboshi, İsrail’in oluşturduğu stratejilere karşı Filistinlilerin yeni taktikler geliştirdiğini belirterek, “İşgalci İsrail yetkilileri sürekli olarak toprakların sahibi olduğu söylediler ve bu miti yaratmak için sahte tarih eserleri ürettiler. Bunlar üzerinden aslında hiç olmayan, tamamen sahte bir tarih yazdılar. Filistinliler, buna karşı kendi kültürlerini, simgelerini öne çıkararak internette birçok proje açtı. 2021 yılında Filistin el sanatı tatreez UNESCO Kültürel Miras listesine eklendi.” diyerek konuştu.

Filistinlilerin taktiklerinden birinin de Filistinli kadınların İsrail zindanlarında direniş amacıyla söylediği “Ya Taleel Al-Jabal” şarkısında olduğunu belirten Özgün-Alboshi, İsrail hapishanelerindeki sevdikleri için söyledikleri bu şarkıda biraz Arapça bilen İsrail askerlerinin şarkıyı anlamaması için her kelimenin arasında fazladan “le” hecesini ekledikleri örneğini verdi.

"Karpuz simgesiyle direniş devam etti"

Uluslararası boyutta Filistin simgesi haline gelmiş karpuzun da bir direniş sembolü olduğuna dikkati çeken Özgün-Alboshi, Altı Gün Savaşları’nda İsrail’in Filistin bayrağı taşımayı yasaklaması üzerine karpuzun simgeleştiğine değinerek, sözlerine şöyle devam etti:

“Karpuzda Filistin bayrağının tüm renkleri bulunuyor. Günümüzde özellikle 7 Ekim'den sonra birçok sosyal medya kullanıcısı karpuz simgesiyle paylaşımlar yaparak bu direniş taktiğini devam ettirdi. Bu sefer emojiler, çeşitli fotoğraflar, illüstrasyonlar paylaşıldı. Direniş yine bir yolunu buldu ve devam etti. İktidar sahiplerinin stratejilerine rağmen Filistinlilerin direnişi bugün hala tüm dünyayı da arkasına alarak devam ediyor.”

Uluslararası boyutta direnişi temsil eden simgelerin önemli olduğuna değinen Özgün-Alboshi, tarih boyunca halklara uygulanan kısıtlamaların yaratıcı çözümler bulmaya neden olduğunun altını çizdi.

Özgün-Alboshi, "İnsanı kısıtlarsanız, ona çizgiler çizerseniz, insan doğası gereği oradan kurtulmak için tüm çabasını harcıyor. Bundan kurtulmak için taktikler üretmeye mecbur kalıyor. Bu yüzden akla hayale gelmeyecek ya da bu nereden akıllarına geldi, ne kadar zeki insanlar dememizi sağlayacak çözümler üretiyorlar. Ellerindeki kısıtlı imkanlarla çeşitli aletler yapıyorlar ya da aslında dışarıdan imkansız olarak görünebilecek problemleri hemen çözebiliyorlar. Bu tamamen kısıtlı imkanların getirdiği bir psikoloji durumu." değerlendirmesinde bulundu.

Editör: Daily Ummah