Atiyye, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar'ın moderatörlüğünde Boğaziçi Üniversitesince düzenlenen Boğaziçi Lectures Programı kapsamında, Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü'nde "Ortadoğu'da Küresel ve Bölgesel Meydan Okumalar" başlıklı konuşma yaptı.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki krizlere değinen Atiyye, "Gazze Şeridi, yaklaşık 20 yıldır abluka altında ve dünyanın en büyük açık hapishanesi olarak nitelendiriliyor. Şu anda ise dünyanın en büyük toplu mezarı." değerlendirmesinde bulundu.

Filistin'in İrlanda, İspanya, Norveç ve Slovenya tarafından tanınmasını memnuniyetle karşıladıklarını kaydeden Atiyye, bunun iki devletli çözümün desteklenmesi ve bölgesel barış ve istikrarın sağlanması yönünde atılmış önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Atiyye, 1945'ten bu yana Birleşmiş Milletler'de (BM) Filistin konusunda 271'den fazla Güvenlik Konseyi ve 1008 Genel Kurul kararının alındığına dikkati çekerek, bunların hiçbirinin uygulanmadığına işaret etti.

İki devletli çözümü vurgulayarak Gazze Şeridi'nde son dönemde yaşananlara dikkati çeken Atiyye, "Kitlesel yıkım ve Filistinli sivil çocuklara yönelik soykırım, tüm bölge için tam bir güvenlik tehdidi yarattı. İsrail'in Filistin topraklarındaki yerleşimlerini genişletmesi çatışmayı tırmandırdı ve bölgede barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik uluslararası çabaları baltaladı." diye konuştu.

Ülkesinin diyalog ve arabuluculuk yoluyla bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik barış çabalarında ön saflarda yer aldığını vurgulayan Atiyye, "Çabalarımızın tek başına bir faydası yok. Uluslararası toplum, Gazze'de devam eden çatışmanın çözümüne yardımcı olmak ve Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olduğu iki devletli bir çözümün tesis edilmesini amaçlayan Arap Barışı Girişimi'ni yeniden canlandırmak için hep birlikte derhal harekete geçmelidir." ifadelerini kullandı.

Suriye konusuna da değinen Katarlı Bakan, yalnızca Türkiye'nin 3,2 milyon Suriyeliye ev sahipliği yaptığını ve bunun Türkiye için büyük bir yük olduğunu vurguladı.

Atiyye, "Esed rejimi, kargaşadan ve bölgesel istikrardan faydalanarak uyuşturucu (madde) captagonu yasa dışı şekilde üretip Orta Doğu ve Avrupa'ya sevk etti." ifadesini kullandı.

Öte yandan Katar'ın Libya'da siyasi ve barışçıl çözümü destekleme kararlılığını sürdürdüğünü vurgulayan Atiyye, "Wagner'in Libya'da ortaya koyduğu tablonun" bölgedeki istikrarsızlığı daha da artırdığını belirtti.

"Bugün kendi savaş uçağınıza sahipsiniz"

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Orta Doğu ve Kuzey Afrika'yı doğrudan etkileyerek gıda güvenliğine yönelik önemli tehdit oluşturduğunu ifade eden Atiyye, "Türkiye, tahılın başlıca gıda kaynağı olduğu en az gelişmiş ülkelere ulaştırılmasını sağlayan Karadeniz Tahıl Girişimi'nin hayata geçirilmesinde çok önemli rol oynadı." dedi.

Atiyye, Türkiye'nin savunma sanayisindeki gelişimine dikkati çekerek, "Aralık 2023'te tamamı Türk teçhizatıyla donatılmış jetlerinizden biriyle uçmuştum. Bugün kendi savaş uçağınıza sahipsiniz. Bu da savunma sanayinizde özerk olmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor." diye konuştu.

"Hamas ofisinin kapatılması düşünülmüyor"

Konuşmasının ardından katılımcıların sorularını yanıtlayan Atiyye, Katar'ın krizler arasında nasıl ilerlediğine ilişkin soruya yanıt olarak, ülkesinin "herhangi bir blokun parçası olmama" ve "anlaşmazlıkları barışçıl şekilde çözmeye yardımcı olma" stratejisini benimsediğini söyledi.

Atiyye, "Katar'daki Hamas ofisinin kapatılması gibi bir düşünceniz var mı?" sorusuna da "Hayır, Hamas ofisinin kapatılması düşünülmüyor. Hamas'ın Katar'daki ofisi, Hamas'ın sadece Katar'da olmasını istediğimiz için değil. Muhataplar arasında diyaloğu kolaylaştırmak istiyoruz." yanıtını verdi.

Türkiye ile Katar arasındaki savunma sanayisi işbirliğine ilişkin soru üzerine Atiyye, iki ülke arasında birçok işbirliğinin olduğunu ve iki ülkenin birbirlerinden öğrendiğini dile getirdi.

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar da desteği ve Türkiye ile işbirliği için Katar Savunma Bakanı Atiyye'ye teşekkür etti.

Kutsal topraklarda hacılara sağanak sürprizi Kutsal topraklarda hacılara sağanak sürprizi

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci de Boğaziçi Lectures Programı'nın çeşitli alanlardan etkili isimlerin görüşlerini paylaşmaları ve anlamlı diyalogları teşvik etmeleri için platform sağlamayı amaçladığını söyledi.

Editör: Mücahit Talha Altın