Fransız siyasetinin etkili isimlerinden Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) lideri Jean-Luc Mélenchon, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri harekatı hakkında çarpıcı bir analiz paylaştı. Perpignan'da düzenlenen bir mitingde konuşan Mélenchon, Orta Doğu'da devam eden savaşın asıl hedefinin Çin'in petrol tedarik hatlarını kesmek olduğunu iddia etti.
Mélenchon, ABD'nin küresel liderliğini kaybettiğini ve bu durumu tersine çevirmek için sistematik olarak Çin'i hedef aldığını savundu. Fransız siyasetçi, Washington'un Pekin'i dize getirmek için enerji koridorlarını kapatmaya çalıştığını ve İran saldırısının bu stratejinin bir parçası olduğunu ileri sürdü. Donald Trump yönetimini "emperyalist bir tehdit" olarak nitelendiren Mélenchon, ABD'nin bağımsız devletler üzerindeki baskısının her geçen gün arttığını vurguladı.
Konuşmasında Trump'ın diğer hamlelerine de değinen Mélenchon; Panama Kanalı üzerindeki hakimiyet çabalarını, Kanada'nın Kuzey Kutbu savunmasına yönelik sert eleştirileri ve Grönland'ı satın alma teklifini bu yayılmacı politikanın örnekleri olarak gösterdi. Trump'ın Ocak 2025'ten itibaren Panama Kanalı üzerinden Çin nüfuzunu kırma tehditleri ve Kanada'yı Rus-Çin "sızmasına" karşı uyarması, jeopolitik gerilimi tırmandıran temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
İran'da Dini Lider Ali Hamaney'in öldürülmesiyle sonuçlanan ABD-İsrail operasyonu, Tahran'ın misilleme saldırılarıyla bölgeyi geniş çaplı bir çatışmanın eşiğine getirdi. Mélenchon'a göre bu tablo sadece bölgesel bir kriz değil; gümrük vergilerinden deniz yollarına kadar uzanan küresel bir güç savaşının en sıcak cephesi niteliğinde.





