Birleşmiş Milletler'in Libya Özel Temsilcisi Abdoulaye Bathily, Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Libya'da seçimlerin anayasal zeminini oluşturacak metin üzerindeki son düzenlemelerin acilen yapılması gerektiği konusunda mutabık kaldıklarını söyledi.

Bathily, Katar'ın başkenti Doha'da dün, Al Sani ile gerçekleştirdiği görüşmeye dair Twitter hesabından açıklama yaptı.

Bathily, Al Sani ile Libyalı tarafların, uluslararası camianın da desteğiyle seçimlerin anayasal zeminini oluşturacak metin üzerinde son düzenlemeleri acilen yapması gerektiği konusunda mutabık kaldıklarını kaydetti.

Öte yandan, ülkenin doğusunda yer alan Tobruk'taki Temsilciler Meclisi (TM) tarafından yapılan yazılı açıklamada, TM Başkanı Akile Salih'in Katar'ın Trablus Büyükelçisi Halid bin Muhammed Zabin ed-Duseri ile ülkenin doğusundaki Kubbe kentinde bir araya geldiği ifade edildi.

Görüşmede, ikili ilişkiler, Libya'daki son gelişmeler ile siyasi krizin çözümü ele alındı.

Duseri, Libya'daki siyasi krizin, nezih seçimler yoluyla çözüme kavuşturulmasını desteklediklerini aktardı.

İran'lı Polisler Kadınların Mahrem Yerlerini Hedef Alıyor İran'lı Polisler Kadınların Mahrem Yerlerini Hedef Alıyor

Libya'da seçim çıkmazı

Libya'da bir süredir Abdulhamid Dibeybe ve Fethi Başağa'nın liderlik ettiği iki ayrı hükümet bulunuyor. Bu durum, ülkede istikrarsızlığın sürmesine neden oluyor.

Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun Kasım 2020'deki toplantılarında, ülkede devlet başkanlığı ve parlamento seçimlerinin 24 Aralık 2021'de yapılmasına karar verilmiş ancak seçimler planlanan tarihte gerçekleştirilememişti.

Tobruk'taki Temsilciler Meclisi, mevcut Ulusal Birlik Hükümeti'nin görev süresinin 24 Aralık 2021'de dolduğu gerekçesiyle 10 Şubat'ta ülkenin batısındaki milletvekillerinin çoğunun katılmadığı oturumda Fethi Başağa'yı başbakan seçmiş, 1 Mart'ta da Başağa hükümetine güvenoyu vermişti.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Dibeybe ise Temsilciler Meclisi'ni Cenevre Anlaşması'nda belirlenen yol haritasından ayrılmakla suçlayarak görevinin başında olduğunu, görevi ancak seçilmiş bir hükümete teslim edeceğini söylemişti.