STK'nın 2025 yılı verilerine dayandırdığı rapora göre, Mısır'da sivillere yönelik en az 5.053 hak ihlali belgelendi. Hükümeti eleştiren gazeteciler, aktivistler ve sosyal medya kullanıcılarının hedef alındığı belirtilen raporda, yıl boyunca farklı sürelerde gözaltında tutulan kişilerle ilgili 1.444 "zorla kaybetme" vakası yaşandığı, bunlardan 581'inin yeni kayıp olarak kayıtlara geçtiği ifade edildi.
"Amerikan Modeli" Hapishanelerde İşkence ve Ölüm
Raporun en çarpıcı bölümlerinden birini gözaltı merkezlerindeki ölümler oluşturdu. Bir önceki yıl 57 olan gözaltında ölüm sayısı, 2025'te 78'e yükseldi. Nadim Merkezi, bu ölümlerin çoğunun karakol ve cezaevlerinde gerçekleştiğine dikkat çekerek, bu durumun devletin "Amerikan modeli modern rehabilitasyon merkezleri" propagandası ile içerideki acı gerçek arasındaki uçurumu kanıtladığını vurguladı.
Raporda ayrıca şu veriler paylaşıldı:
-
84 İşkence Vakası: Güvenlik güçlerinin hesap verilebilirlikten uzak şiddet eylemleri.
-
66 Yargısız İnfaz: Devletin genellikle kurbanları "uyuşturucu satıcısı" veya "tehlikeli suçlu" olarak yaftalayarak meşrulaştırdığı ölümler.
-
274 Tıbbi İhmal: Tutukluların sağlık hakkına erişiminin engellenmesi.
-
820 Taciz ve 515 Şiddet Vakası: Hapishane ve karakollarda sistematik kötü muamele.
"Uyuşturucu Satıcısı" Kılıfı
Örgüt, güvenlik güçlerinin aralarında çocukların da bulunduğu kurbanları öldürdükten sonra kamuoyuna "tehlikeli unsurlar" olarak lanse ettiğini belirtti. Öte yandan Mısır İçişleri Bakanlığı, 25 Ocak tarihini 2011 Devrimi ile ilişkilendirmeksizin sadece "Polis Bayramı" olarak kutlamaya devam ederek, Hüsnü Mübarek'in devrilmesine ve Muhammed Mursi'nin seçilmesine (ve ardından darbeyle indirilmesine) yol açan halk hareketini görmezden gelmeyi sürdürdü.




