Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli İngilizce yayın yapan The National'ın haberine göre Kahire, Tel Aviv'in 7 Mayıs'ta Refah Sınır Kapısı'nın Filistin tarafını ele geçirerek bölgede kara saldırısına başlamasına karşı tedbirler alıyor.

Kurulduğuna dair henüz resmi açıklamanın yapılmadığı heyette üst düzey anayasa uzmanlarının yanı sıra ülkenin istihbarat servisinin üst düzey üyelerinin yer aldığı bildirildi.

İsimlerinin gizli kalması koşuluyla The National'a konuşan kaynaklar, Refah'a saldırılara yanıt olarak İsrail'e karşı daha fazla cezai tedbiri belirleyecek ve değerlendirecek heyette kimlerin yer aldığı, toplantıların nerede yapıldığı veya heyetin görev süresinin ayrıntılarını açıklamadı.

Refah'a saldırı başlatmaması konusunda Tel Aviv'i şiddetle uyaran Kahire'nin hamlesinin, sınır kapısının ele geçirilmesi ve kentte hızla genişleyen kara operasyonu nedeniyle taraflar arasında artan gerilimi yansıttığı belirtilirken, ABD başta olmak üzere uluslararası kamuoyunun çağrılarına rağmen İsrail'in başladığı kara saldırısının bölgede istikrarsızlığı tırmandıracağı düşünülüyor.

Kaynaklar, Mısır'ın İsrail'e karşı diplomatik temsil seviyesini düşürmek veya büyükelçisini geri çekmek gibi ek cezai tedbirler planladığı ancak tedbirlerin 1979'da İsrail ile imzalanan barış anlaşmasının askıya alınmasını kapsamayacağını söyledi.

Mısır ile İsrail arasında 1978 yılında imzalanan Camp David Anlaşması'nın ardından 26 Mart 1979'da Washington'da iki ülke arasında barış anlaşması imzalanmıştı.

Anlaşmanın en öne çıkan hükümleri arasında savaş halinin durdurulması, ilişkilerin normalleştirilmesi, İsrailli asker ve sivillerin Sina Yarımadası'ndan tamamen çekilmesi ve bölgenin silahsızlandırılması yer alıyordu.

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri de 12 Mayıs'ta ülkesinin İsrail ile yaptığı Camp David Anlaşması'nın stratejik tercih olduğunu ve anlaşmazlıklar vuku bulduğunda giderilmesi için özel mekanizmaların devreye gireceğini söylemişti.

"İsrail'in saldırıları Mısır'ı çok garip bir duruma soktu"

Emekli Mısırlı diplomat Muhammed Enis Selim, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının Mısır'ı "çok garip bir duruma soktuğunu" söyleyerek, barış anlaşmasının askıya alınması yönündeki çağrıların toplumun öfkesini yansıttığını kaydetti.

Selim, bölgeyi yeniden yapılandıracak kadar önemli bir anlaşmayı askıya almaktan bahsetmek yerine gerilimin nasıl azaltılacağını konuşmak gerektiğini vurguladı.

İsrail ordusu, 6 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, zorla yerinden edilmiş Filistinlilerin sığındığı Refah'ın doğusundaki bazı mahallelerin boşaltılmasını istemiş, 7 Mayıs sabahı da Gazze'nin Refah bölgesine kara saldırısı başlatarak Mısır ile olan sınır kapısının Gazze tarafını ele geçirdiğini duyurmuştu.

İsrail'in saldırılarının devam ettiği Refah'ta şu ana kadar yaklaşık yarım milyondan fazla yerinden edilmiş Filistinli yeniden bölgeden çıkmak zorunda kaldı.

Mısır, İsrail'in Refah Sınır Kapısı'nın Filistin tarafını ele geçirmesi ve bölgedeki saldırılarını "en güçlü" biçimde kınadığını belirtmişti.

Mısır Dışişleri Bakanı: "İsrail'in, Refah'ı ele geçirmesi yardım girişlerini tehlikeye atıyor" Mısır Dışişleri Bakanı: "İsrail'in, Refah'ı ele geçirmesi yardım girişlerini tehlikeye atıyor"

Taraflar arasındaki gerilim devam ederken, Mısır Dışişleri Bakanlığı 12 Mayıs'ta yaptığı yazılı açıklamada, Güney Afrika'nın Soykırım Sözleşmesi'nin ihlali gerekçesiyle İsrail'e karşı Uluslararası Adalet Divanında (UAD) açtığı davaya destek amacıyla müdahil olma niyetini duyurmuştu.