Kanal, Mısırlı resmi kaynaklara dayandırdığı haberinde, söz konusu kent ile Gazze'deki olaylar ya da Filistin'in Refah kentine yönelik saldırı tehditleri arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını iddia ediyor.

İki Refah

Osmanlı Devleti ile İngilizler arasında yapılan 1 Ekim 1906 tarihli anlaşma ile, Osmanlı yönetimindeki Filistin ile İngiliz yönetimindeki Mısır arasında Taba'dan Refah'a kadar bir sınır oluşturulmuştu. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Filistin de İngiliz kontrolü altına girdi, ancak yerel bedevilerin hareketlerini kontrol etmek için Mısır-Filistin Sınırı muhafaza edildi. 1930'ların ortalarından itibaren İngilizler sınır kontrolünü artırdı ve Refah yarı yerleşik bedevi nüfusu için ticaret ve hizmet merkezi olarak işlev gören küçük bir sınır kasabası olarak gelişmeye başladı.

1948 Arap-İsrail Savaşı’nı takip eden ateşkes anlaşması uyarınca Gazze Şeridi (ve dolayısıyla Refah) Mısır’ın kontrolüne geçti. Böylece fiili olarak Gazze-Mısır sınırı ortadan kalkmış oldu. 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı’na kadar şehir Mısır tarafından atanan askeri yönetici tarafından idare ediliyordu. Bu tarihte İsrail karşısında büyük bir hezimete uğrayan Mısır, yalnızca Gazze’den değil, Sina Yarımadası’ndan da çekilmek zorunda kaldı ve bu topraklar tamamen İsrail’in işgali altına girdi.

Irak, Gazze'deki soykırımı önlemek için İslam dünyasını harekete geçmeye çağırdı Irak, Gazze'deki soykırımı önlemek için İslam dünyasını harekete geçmeye çağırdı

1979 yılında Mısır ve İsrail arasındaki diplomatik temasların hız kazanmasıyla birlikte iki taraf arasındaki savaş halini bitiren bir anlaşma imzalandı ve Sina Yarımadası yeniden Mısır’ın kontrolüne bırakıldı. Gazze Şeridi’nin nihai statüsü ve İsrail ile Filistinliler arasındaki diğer ilişkiler ise bu anlaşmada ele alınmadı. Mısır, uluslararası olarak tanınan meşru sınırlarının kuzeyinde yer alan (Sina Yarımadası’nın kuzeyi) topraklar üzerindeki bütün iddialarından vazgeçti. Böylece Gazze Şeridi, İsrail askeri yönetimi altında kaldı ve İsrail ordusu bölgedeki sivil tesislerin ve hizmetlerin bakımını yapmayı taahhüt etti. (İsrail, 1993 Oslo Anlaşması ile birlikte Gazze Şeridi’ni kademeli olarak Filistin Yönetimi’ne devretmiştir.)

Bu anlaşmaya göre yeniden oluşturulan Gazze-Mısır sınırı Refah şehri boyunca çizilmişti. Dolayısıyla Refah, Mısırlılar ve Gazzeliler arasında ikiye bölünmüş oldu ve bazı aileler iki devleti ayıran sınırlar ve dikenli tel bariyerleriyle birbirlerinden ayrılmak zorunda kaldı. İki sınır arasında kalan birçok ev, tarla ve meyve bahçesi güvenlik gerekçeleriyle ortadan kaldırıldı. Burada oluşturulan 100 metre genişliğindeki tampon bölgeye ise “Philadelphia Rotası” adı verildi.

Mısır’ın, Refah’ı yeniden inşa planı 

Mısır hükümeti 2015 yılının başlarında, Mısır ve Gazze Şeridi arasındaki güvenlik tamponunu genişletmek amacıyla şehrin (Mısır tarafında kalan kısmını) tamamen yerle bir edeceğini ve sakinleri için yeni bir yerleşim yeri inşa edeceğini duyurdu. Zaten 2014 yılının sonlarına doğru Mısır Ordusu’nun Refah'ın bazı bölümlerini buldozerlerle yıkmaya başladığı ortaya çıkmıştı.

Mısır hükümeti, Sina'yı geliştirme planının bir parçası olarak darbeci lider Sisi'nin kararıyla 2018'den bu yana çalışmalara hız vermiş durumda. Mısırlı kaynaklar ise, bazı sosyal medya platformlarında dolaşan, Mısır’ın yeni Refah kentini Gazze Şeridi'nden gelen Filistinlileri yerleştirmek için hazırladığı yönündeki haberleri yalanlıyor.

Yine de birçok kişi bu hamleyi, İsrail’in Refah’a yönelik olası bir saldırısının ardından Filistinlilerin Sina Yarımadası’na taşınacağına dair hazırlığın bir parçası olarak görüyor. Özellikle de son zamanlarda Uluslararası Para Fonu (IMF) ve çeşitli kuruluşlardan Sisi rejimine gelen ve Mısır Devleti’ni, Sisi’nin aldığı kararların neden olduğu yıkıcı krizden -geçici olarak da olsa- kurtaran milyarlarca dolarlık para akışının bu şüpheyi güçlendirdiği söylenebilir.

10.000'den fazla konut inşa ediliyor 

Eski şehre alternatif olarak kurulan Yeni Refah şehrinin on binden fazla konut ihtiva edeceği düşünülüyor. İlk aşama için planlanan dört bin beş yüz konutun yaklaşık üçte biri tamamlanmış vaziyette.

Kasım 2021'de Mısır ve İsrail, Mısır'ın Refah'taki askeri varlığını artırmasına izin veren bir anlaşma imzaladı.

Kuzey Sina Valisi Muhammed Abdülfadıl Şuşa daha önce yaptığı açıklamada yeni Refah kentindeki konutların 25 Nisan'daki millî bayram (Sina’nın İsrail işgalinden kurtuluşu) kutlamaları sırasında vatandaşların başvurusuna sunulacağını duyurmuştu.

Uygulamada birinci önceliğin Refah halkı, ikinci önceliğin ise Şeyh Zuveyd (Kuzey Sina’daki bir bedevi şehri) halkı için olacağını vurgulayan Şuşa; tüm devlet kurumlarının, bölgenin çeşitli şehirlerinde bir dizi ulusal projenin uygulanması yoluyla Sina'nın kalkınması ve yeniden inşası için çabaladığını ifade etti.

Refah sınırında açık hava hapishanesi 

Mısır’ın, Sina Yarımadası kuzeyine kurduğu bu yeni şehir, Refah sınırında inşa etmeye başladığı yüksek duvarlarla çevrili ve çok sayıda çadıra ev sahipliği yapabilecek geniş alan ile karıştırılmamalı. Haber kaynaklarının video ve fotoğraflarla teyit ettiklerine göre, bundan yaklaşık iki ay önce, Mısır; İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentine yönelik saldırı tehdidinden kaçma ihtimali olan Filistinlileri barındırmak amacıyla böyle bir alan yaratmaya karar verdi.

Mısırlı yetkililer, İsrail'in eylemlerinin milyonlarca Filistinliyi sınırı geçip Sina'ya kaçmaya zorlayabileceği ve yerinden edilenlerin bir daha geri dönemeyebileceği endişesini defalarca dile getirmişti. Ayrıca Mısır, İsrailli üst düzey isimlerin de dile getirdiği, Filistinlilerin Kuzey Sina'ya yerleştirilebileceği yönündeki her türlü öneriye de karşı çıkmıştı.

Kitlesel bir göç hareketi hesaba katılarak böyle bir izole alan inşa edilmeye başlanması, Mısırlı yetkililerin aylardır yaptığı açıklamalarla çelişiyor. Refah sınırında inşa edilen mülteci kampı ve Kuzey Sina’da yapımı devam eden yeni Refah şehri, insanların Mısır yönetimine karşı uzun süredir var olan güvensizliğini daha da güçlendirmişe benziyor.

Daily Ummah